YENİDEN DOĞUŞ
Ettiğim sözlerin hiçbiri gönlümden geçmezken
Çırpınırken zindanlarında kara bir boşluğun
Ben, yokluğunda var olduğunu sanan bir yokken
Ruhsuz gezerken avareliğiyle sarhoşluğun
Ne satırlar yetiyor derdime ne de dizeler
Biçareliğimle mısralarda boğuşur oldum
Ruhumu anlatıyor karanlığıyla geceler
Umutsuzluğa düştüm de filizlenmeden soldum
Derken bir gece bir ışık yaktım karanlığıma
Kendimle buluştum derinlerde gördüm gerçeği
Dermanımı buldum sarıldım sonsuz aşkına
Aşkla gözyaşı döküp filizlendirdim çiçeği
Meğer nasıl yokluklarda gezmişim amaçsızca
Şimdi ben pare pare bölündüm dolandım durdum
Onu beyin kıvrımlarımda aradım umutla
Yakında, her şeyin bire vardığı yerde buldum
Fazla yükseklerde dolaşmak nefesimi kesti
Kendimi zindana kapattım saldım ruhumu
Mizan misali biri alçaldı biri yükseldi
Doğan güneşin aydınlığında çizdim yolumu
Manasız mekanlarda zamansızca yaşarken
Maneviyatla dolu sellerde boğulur oldum
Benim olmayan yıldızlara isimler takarken
Gökte parıldayan bir yıldız da şimdi ben oldum
Bir uzun çizgi çektim kara mazinin üstüne
Hiçbir şey bilmediğimi bilmez idim öğrendim
Ölümü arzular oldum, değil körü körüne
Kendimle bir savaş verdim, geçmişime direndim
Ölümü öldürdüm inanarak ölümsüzlüğe
Bir amacım oldu, sevdam uğruna koydum canım
Ayrılık zamanı, gidiyorum Ona hasretle
Sevinç ve korkunun ahengiyle çıkıyor canım.