MUAMMA
Her sabah aynalarda başka yüz
Bu gün, her gün mevsimlerden güz
Hesaplar alt üst, dünya dümdüz
Yokluğun semtinde doğaldır muhâliyet
Muhâllere gark olmuş bir grup kemmiyet
Anlaşılmaz, karışık, muammaymış hayat
O hayat ki, pürheves, nefsi, boş, bayat.
Git gel sittin sene, kalk ve yat
Sen gel anla bir şey, anlayabilirsen
Anlatacak bir dost, dost bulabilirsen.
Ah nasıl iş bu! Dünya hepten dessasmış
Ben, sen, cümle alem, hepten ona kanmış
‘Var eden budur’ diye, sebeplere dayanmış
Sen neymişsin, var etmişsin beni tabiat ana(!)
Seni de yaratan var mıdır, (bir düşün) acaba?..
Işık şarktan doğarken, garptan reflektör yanmış
Medeniyet denen yalanı, şarklı hakikat sanmış
Üç kuruş safahata, bütün mukaddesatını satmış
Yalnız libas ile olunmaz, uygar ya da mürteci
Bu akılla millet seyreder, bir ileri, hep geri…
Yine fena oldum, susayım en iyisi!
Söz ola baş kestire, düşünüle gerisi
Akil olan başlar, anlasınlar ye’simi
Hak olsun diye ettim, ettimse bir kaç kelam
Gönül eri dostlara, hak yolundan vesselam…