İsimsiz
Â
ellerimi uzatıyorum göğe
göğün açılıyor kapıları
giriyorum hemen içeriye
unutuyorum anı, mekânı
Â
dolaşmıyorum fazla, semada
çok engin ve sonsuz, hayâl gibi
yere bir merdiven var, fezada
merdivenin sonu, yerin dibi
Â
yer sağlam, güvenli ve kuvvetli
ama sınırlı, dar, kaypak zemin
ne fezada var ne de yerdeydi
o hissettiÄŸim hakikat demin
Â
ne var acaba aralarında
yerin ve göğün ki, ayrılıyor…
bu zamanda ve de bu mekânda
her şey bir şeyi, hep haykırıyor
Â
duvarsız ayrılıyor mekanlar
zaman her yerde bir akmıyor ki
yerde de çok kıymetli sırlar var
sırrı arıyor akıl kepçesi
Â
kulağını ver göğe, bas yere
dinle kâinatın konserini…
bir şey var ki, görünmüyor göze
fakat geliyor her yandan sesi
Â
insan kalp, mide, beyin arası
seyeran eden tuhaf yaratık
uyan! uyan! uyanma zamanı…
hayal perdesini yırt at artık.