Umut Yavuz

Umut Dünyası
Browsing Şiirlerim

geometrik duygular

Ekim22

 

Bilirmisiniz nedir bir terkedişteki detay

terk edilen dikeydir, terk edense yatay

geometrik değildir duygular hakikatte

sayılamaz yürek burkuntuları aritmetikle

 

neden yıkılır insan terk edince yarısı

ayakta duramaz neden, yalnız iken bazısı

desteksiz durmuyor mu dünya da boşlukta

dayanak nedir, yıldızları tutan fezada

 

cezbeler tutar onları döndürür çevresinde

yaklaştırmaz da yanına, merkez-i hanesine

ah siz güneşler ki, döndürdü başımı cazibeniz

peykler gibi sallanıyorum boşluktayım bendeniz

 

ne fizik, ne cebir, ne de tababet bulamadı çare

düşünüp duruyor aşk çaresini, biçare felasife

ne kadar rezilim ki, düştüm aşk çemberine

Pi sayısı kadar sabitlendim, mıhlandım çevresine

 

bir yol ver ey paradoks, sokulayım yanına

terk etme sen de beni, yörüngenden fırlatma

denklemi ya çözü ver, muammada bırakma

ya da bir ipucu ne olur, aşkı yalnız bırakma

 

posted under Şiirlerim | No Comments »

Masalımsı sevgili

Ekim22

 

Ey masalımsı sevgili

Gözleri yok renkli

Saçları dalgasız, ölü deniz

Yokluğunla var gibi

Yaşat hayallerimle beni…

 

Ey masalımsı sevgili

Göğsü gök gibi derin

Bulutsuz gecede mehtap gibi…

Sesi yaz meltemi kadar serin

 

Ey masalımsı sevgili

Gel Kaf dağında da olsan

Ulaşılmaz göklerden iner gibi

İn uykularıma, uyandır beni

Masallar kadar eski

Masallar kadar yalan

Yokluğundan artakalan

Varlığın gibi…

posted under Şiirlerim | No Comments »

17 yıl

Ekim22

 

On yedi yıla ne sığar ki!

On yedi yıldan başka…

Üçü beşikte, beşi eşikte,

Gerisi çileyle geçen yıllar…

Soğuk ve yağmurlu bir gecede sevdim

Ve soğuk ve yağmurlu bir gecede terk edildim.

***

Yaman şeymiş şu hasretlik,

Yar yar diye zayi oldu gençlik

Kâr etmedi, sebebim oldu belki

Anlamadım, sevdim de ne oldu sanki…

***

Buhranlar içinde yalnız mısın şimdi?

Ahü zar etme, sen değil misin ki müstahak

Şeksiz, şüphesiz idin ki; ağlamayacaktın

Gülmeyi unuttun, dön bir haline bak.

***

Söndür ışığı!

Yazasım yok bu gece…

Dilimde yine şu lanet hece

Hayatımın en kısa özeti ” of “

Kalemim lal oldu,

Söndür ışığı!

posted under Şiirlerim | No Comments »

UNUTULANLARA

Ekim22

 

Dün gece beni görmedin mi?

Sana göz kırpan yıldız bendim

Beni görmen için çırpındım

Tutunamadım o kayan yıldızdım.

Sabah pencerene geldim

Seni uyandıran bülbül idim.

Perdeni açtın, içeri girdim

Odanı aydınlatan güneş bendim.

Sen sahiden beni görmedin mi?

Bütün öğleden sonra sırtını dayadın bana

Bahçedeki koca çınar bendim.

Ne güzel uyudun kucağımda.

Sonra serince estim

Affet üşüdünse eğer.

İkindide esen rüzgar bendim.

Sonra bahçedeki koklaşmalarımız

Onları da mı unuttun?

Ben bahçendeki en güzel güldüm

Sen beni kokladın ben sana güldüm.

Hatırlamıyor musun sevdiğim?

Haftalarca bana dayanarak gezdin?

Hani ayağın incinmişti ya,

O dayandığın eski değnek bendim.

 

***

 

Artık sana çok uzağım.

Önce yıldızlara bakmaz oldun

Sonra o çalar saat uyandırdı seni.

Niye güneş görmez eve taşındın ki…?

Bahçedeki çınarı kestiler.

Cayır cayır yandı, biliyor musun?

Artık kimin kucağında uyuyorsun?

Rüzgar estiğinde pencereni kapama,

Koca dağlar düşüyor sanki kafama

O bahçedeki gül…soldu!

Niye sulamadın ki onu?

Ayağın iyileşmiş geçmiş olsun

Sen at o değneği, ambarda dursun.

Bunu da mı yapacaktın bana?

Ben sana pervane idim.

Dönerdim etrafında yana yana…

Sen ise ittin beni kenara.

***

Ah sevgilim!

Yine de vazgeçmedim sevmekten seni

Şöyle bir bak etrafına

Belki de görebilirsin beni…

posted under Şiirlerim | No Comments »

SEVEYİM DİYE

Ekim22

 

seni seveyim diye, kalbimi kalp eyledim

perhiz-i aşk ile senelerdir bekledim

 

ki istedim gelesin ve tek sen olasın

hissimi mecruh ettin, sen gelmedin

 

bilemezdim uzak olacağını benden de

sebepler sükut etti, kudret geldi dile

 

uçtu da can kuşu, konuverdi diyarına

kış etme ne olur, bırak bahar gelsin

 

Mecnun, ben gibiymiş çöllere düşmüş

Ferhad bana benzer, dağları delmiş

 

Bana yetişmez Kerem, Aslıyı kül etmiş

Güçsüz güçlüye benzer, teşbih böyledir

posted under Şiirlerim | No Comments »

BİN SENE GEÇMEDEN GEL

Ekim22

 

Kararsa da akşam vaktinde semalar

Ve saman alevi ansızın sönse de

Unutma geceleri de ateş yanar

Ve sönmüştür bin yıllık ateşler bile

 

Ne var ki bu yerlerde sana kalan

Ve sona kalan bir hiç değil mi ki

Hiçlere talip olmak mıdır hakkın

Hem hakkın mı hiç yere kırmak beni

 

Şimdi gel söndür ateşi

Akşam da gel sabah da gel

Körükle aşk ateşini

Tam bin sene geçmeden gel

 

posted under Şiirlerim | No Comments »

İSTANBUL

Ekim22

 

Hiçbir şeyi sevmedim İstanbul’u sevdiğim kadar.

Uğruna İstanbul’dan bile vazgeçtiğim bir güzel var.

Kız kulesine mahkum etse de aşkı o güzel.

O zindanda kalırım azat edene kadar.

posted under Şiirlerim | 1 Comment »

SIRLAR VE SUALLER

Ekim22

 

-geçmişi görebilir miyiz?

-elbette.

 sana bir sır vereyim:

 gökteki yıldızlarda

 mazi saklıdır

 gözler, geçmişe değil,

 geleceğe yasaklıdır…

 

***

-peki ya hayaller?

-mazi ve müstakbel

 kapıları açıktır hayale

 hayal dünyasına giriver

 asır olur, an-ı seyyale

 

***

-umutlara ne dersin?

-umut hayattır

 umudun menbaı hayat

 umut yoktu mahda da

 maha çıkmadan hayat

 

nedir anladığın zamandan, heyhat?

ey sorgucu söyle, nasıl geldi hayat?…

posted under Şiirlerim | No Comments »

FARK EDER MİSİN BENİ?

Ekim22

 

ağlasam bin gözle yokluğuna

ansam bin yürek çarpıntısıyla

ağlasam, seni incitmeden ama

beklesem seni bin sene de olsa

 

fark eder misin beni?

 

kapını çalsam, yüreğini de.

açar mısın, alır mısın içeriye?

gözlerimle kenetlensem gözlerine

sözlerimle eşlik etsem sözlerine

 

fark eder misin beni?

 

posted under Şiirlerim | No Comments »

MUAMMA

Ekim22

 

Her sabah aynalarda başka yüz

Bu gün, her gün mevsimlerden güz

Hesaplar alt üst, dünya dümdüz

Yokluğun semtinde doğaldır muhâliyet

Muhâllere gark olmuş bir grup kemmiyet

 

Anlaşılmaz, karışık, muammaymış hayat

O hayat ki, pürheves, nefsi, boş, bayat.

Git gel sittin sene, kalk ve yat

Sen gel anla bir şey, anlayabilirsen

Anlatacak bir dost, dost bulabilirsen.

 

Ah nasıl iş bu! Dünya hepten dessasmış

Ben, sen, cümle alem, hepten ona kanmış

‘Var eden budur’ diye, sebeplere dayanmış

Sen neymişsin, var etmişsin beni tabiat ana(!)

Seni de yaratan var mıdır, (bir düşün) acaba?..

 

Işık şarktan doğarken, garptan reflektör yanmış

Medeniyet denen yalanı, şarklı hakikat sanmış

Üç kuruş safahata, bütün mukaddesatını satmış

Yalnız libas ile olunmaz, uygar ya da mürteci

Bu akılla millet seyreder, bir ileri, hep geri…

 

Yine fena oldum, susayım en iyisi!

Söz ola baş kestire, düşünüle gerisi

Akil olan başlar, anlasınlar ye’simi

Hak olsun diye ettim, ettimse bir kaç kelam

Gönül eri dostlara, hak yolundan vesselam…

posted under Şiirlerim | No Comments »
« Older EntriesNewer Entries »