Umut Yavuz

Umut Dünyası
Browsing Şiirlerim

Bir

Ocak18
Bir aşk var içimde
Bir pişmanlık
Bir öfke
Bir acı
Bir ah
Bir aşk var...

Bir sen var içimde
Bir ayrılık
Bir hüzün
Bir yara
Bir yas
Bir sen var...

Bir ben var içimde
Bir serseri
Bir hazin
Bir deli
Bir hiç
Bir ben var...

      
posted under Şiirlerim | No Comments »

Son sözler

Aralık29
Hele bir otur...
Son bir sözüm var...
Dehrin derinine doğru hızlandıkça hayat
Zehrin derinime doğru bir yol aldı
Kerre kadar kerre geçse de saat
Dilimin ucuna takılmış bir "la" kaldı...
Düşmüyor dilden, düşmüyor isyan cümlesi
Aldığım verdiğim nefesler ziyan cümlesi
Tokadını yemişim feleğin ben tokadını
Ağlamaklı sözlerim hep giryan cümlesi...
Zatıma gelmiş bütün lanet ezelden
Kanıma girmiş hazan ne gelir elden
Canıma gülzar koksa o cennetlerden
Yadıma düşer yine hüzün bestesi...
Sözüm yetim, özüm yetim, yetmiyor
Hayat buhran, halim yaman, çekmiyor
Gözlerde yaş, kalpte sızı bitmiyor
Önüme geldi, özüme çarptı ölümün sesi...
posted under Şiirlerim | 1 Comment »

Gel dostum

Aralık24

Gel dostum

gidelim seninle buradan

gidelim ve hiç dönmemek üzere

yemin edelim şark ve garp üstüne

Gel dostum

sade ve sadece imanını al yanına

azığımız olmasın başka

tedbirimiz olmasın

ağlamasınlar ardımızdan

aman ha kimseler duymasın

 

bilmesinler gittiğimizi

ve dönmeyeceğimizi bilmesinler

niyetsizce ve hedefsizce gidelim

yola revan olalım sadece

ram olalım kadere

kederi ve hüznü yoldaş edinelim

aman ha gidiyorum diye sevinme

 

dağları, yolları, güneşi ve ayı

ağaçları, kuşları, fil ve karıncayı

dost edinebilirsin

ama çok sevme onları

hiçbirini çok sevme

aman ha alma gönlüne

aman ha sevdirme kendini kimseye

 

gel dostum

dilinde bir zikir

ve bazen mırıldandığın bir ağıt olsun

müziğini de getir yanında

aman ha kimselere duyurma

içinden söyle, ruhuna dinlet sadece

 

gel dostum

beraber gidelim bu yolda

birlikte olalım fakat

mücerred olsun ruhlarımız

yolumuz bir olsa da

afakımız bir olmasın

yalnız öleceğiz dostum

yalnız yürüyelim lütfen

yalnız yürüyelim

lütfen…

Gel dostum…

posted under Şiirlerim | No Comments »

Unut

Ekim21

Unut artık, düşünme
Yutkunmak zor olsa da
Bir çırpıda sil onu
Aklının bir köşesinde
Aman kalmasın izi
Unut artık, düşünme
Bağrındaki sızıyı
Yüreğindeki acıyı
Bu anlamsız hasreti
Unut artık, düşünme
Faydasız umutların
Bekleyişin anlamsız
Farkındaysan yalnızsın
Ve öyle de kalacaksın…

posted under Şiirlerim | No Comments »

Şehir…

Ekim20

Seni milyonlarcasıyla paylaşmak zor

Hunharca ve hoyratça tükenirken sen

Karşına geçip yüzsüzce

Seni sevdiğimi nasıl haykırırım?

Senin yitişini gördüm ben şehir

İhtişamını okudum titreyerek

Gözyaşlarımla yüzdürdüm

Umutlara demirli gemileri

Kıyılarına vuran dalgalarda

Hep bir mana aradım sabırla

Senin gidişini gördüm ben şehir

Ben sana durmadan gelirken…

Şimdi kucağında ağlıyor asır

Yeni yetmeler küfrediyor sana

Eskiler çoktan terk etti seni

Ama ben burada duracağım

Dikeceğim bakışlarımı karşıya

Olmadı öte yakaya bakacağım

Elbette zincirler kırılacak yeniden

Gemiler yürüyecek halicinden aşağı

Ben göremesem de, sen görürsün şehir…

Senin ömrün uzun, yolun yol

Ömrümü sana versem de az gelir…

Helal olsun sana be şehir…

Öldürdüğün bütün aşklarıma

Yaşattığın bütün umutlarıma

Yalnızlığıma, çaresizliğime

Seni katık edip yediğim kuru ekmeğime

Kana kana içtiğim suyuna

Seni düşünerek ağlayışlarıma

Senin kucağında gülüşlerime

Herşeye rağmen helal olsun…

Bir erkek nasıl severse kadınını

Ben de öyle seviyorum seni…

Seni milyonlarcasıyla paylaşmak zor…

Hunharca ve hoyratça tükenirken sen

Karşına geçip yüzsüzce

Seni sevdiğimi nasıl haykırırım?

***

Kızma ne olur bana

Boyuma bakmayıp laf ediyorum sana…

Sarhoş eden sendin beni!

Mis gibi estirdin boğaz rüzgarını,

Martılara türkü okutturdun,

Güzelleri yürüttün önümüzden,

Sonra uçurdun etekleri…

Derken ellerimize tutuşturdun kadehleri…

Gerisi malum..

Yürek dolusu severken seni ben

Ağız dolusu küfürler dinledik…

Kızma ne olur bana…

Seni sevip de sarhoş olmamak mümkün mü?

Hem ben mi eskittim seni?

Ben mi asırları ağlattım sinende?

Doğduğum gün olan olmuştu oysa

Senin doğduğun bir gün var mı sahi?

Ölecek misin sen de yoksa?

Şehir…

Suskunluğunun anlamı ne?

Yok, yok bu gerçek olamaz…

Seni kim yok edebilir?

Eskirsin, yıpranırsın ama yok olmazsın sen

Şimdiden görebiliyorum..

Cenneti senin suretinde yaratacaklar

Sırat’ı boğaza kuracaklar belki de…

Yok, yok seni yok edemezler şehir…

Ağlama ne olur, inan bana..

Sarhoşsak da ne dediğimizi biliyoruz…

Bak duymuyor musun?

Dört bir yandan işitiliyor ezan sesi…

Senden daha güzel kim okumuş?

Senden daha layık kimmiş cennete?

Şimdiden görebiliyorum..

Cenneti senin suretinde yaratacaklar…

O zaman bana bir yalı da verirler belki de…

Kimse istemezse ben isteyeceğim seni şehir…

Korkma ben sokacağım seni cennete

Hem seni milyonlarcasıyla paylaşmak zor

Yalnız ben olacağım orada seninle,

Ben yalnız olacağım belki de yine…

Ölecekmişiz, yalnızmışız…

Kimin umrunda ey şehir…

Cenneti senin suretinde yaratacaklar…

posted under Şiirlerim | 3 Comments »

Boğaziçinde

Şubat23

Boğaziçinde çek içine
Buz gibi nefesini ateşin
Yaktığı yalnız ben değilim
Yalnız sen değilsin
Biz değiliz yalnız…

Boğaziçinden çık şimdi
Uç başka diyarlara
O masumiyetini kaybetti
Ben kaybettim
Biz kaybettik…

Ne kaldı ki geriye
Martılar da olmasa
Boğazın misafiri kalmazdı
Aşıklar gittiğinden beri
Sandallar da hep yandı…

Boğazım düğüm düğüm
Sarhoş da olunmuyor
Yalılar sahipsizmiş
Oltalar çekilmiş hep boş
Üstelik sensiz de ölünmüyor…

Ölsek de Boğaziçine gömülsek
Boğazımıza kadar
Sensizliğe gömülsek…
Sessizce ölsek..
Boğaziçinde…

***
Umut Yavuz, Ocak 2010,
İstanbul’dan giderken..

posted under Şiirlerim | No Comments »

If you wait…

Şubat23
If you wait, the sun rises
It’s light enlightens your face
And it’s heat warms up your soul
If you wait, the sun rises

If you wait, the seed sprouts
A flower grows up
You feel charmed with its smell
If you wait, the seed sprouts

If you wait, troubles end
Only taste could remain
Of the pains and aches
If you wait, troubles end

If you wait, the day comes
You meet with the beloved
You hug eachother by longing
If you wait, the day comes

If you don’t wait, neither the spring comes
Nor the flowers grows in our garden
If you don’t wait, good things never happen
If you don’t wait, HOPE dies…

 

 

posted under Şiirlerim | No Comments »

ANNEM

Ekim22

Dünyada kalmasın

Hiç başka sevenim

Her şeyimi alın da

Bana annemi verin!

posted under Şiirlerim | 1 Comment »

AZAP

Ekim22

Bulutlar tek renk bugün

Karanlığım hep tek renk

Ruhuma çökmüş hüzün

Azap cehenneme denk

 

Yalvarırım ey yazgı

Gideyim yol ver bana

Gidersem biter acı

Farz artık sefer bana

 

Yine yollar yoldaşım

Sormaya yok mecalim

Dağlar sadık sırdaşım

Ya Rab neden bu halim?

 

Baki değilim dünya

Sen de baki değilsin

Yollar uzun ben yaya

Hızlı dön de yol bitsin.

 

posted under Şiirlerim | No Comments »

NEREDESİN BABA?

Ekim22

 

Neredesin baba?

Bir bilsen yokluğun ne acı.

Ter kokunu özledim baba

Ter kokun ki dertlerimin ilacı.

 

Sokaklarda geziyorum korkusuzca

Alnım ak, karnım aç..

Adımlıyorum sensizliği

Fakat alışamıyorum.

 

Sesin yankılanıyor,

Başımı okşuyorsun paslı ellerinle

Neredesin baba?

 

Bir bilsen yokluğun ne acı

Ter kokunu özledim baba

Ter kokun ki dertlerimin ilacı

 

Geceler uzuyor, uzadıkça yokluğun

Karış karış geziyorum sokakları,

Bir iz arıyorum geçmişten,

Senden kalan bir iz.

Beyhude, bulamıyorum.

İstanbul çekiyor içine beni

Ben çekiyorum içime İstanbul’u

Yalnızca yokluğunun sıkıntısını çekemiyorum

Sesin yankılanıyor

“Oğlum” diyorsun.

“Korkma ben varım”

Korkmuyorum baba hiçbir şeyden

Senin yokluğundan gayrı.

Neredesin baba?

Bir bilsen yokluğun ne acı

Ter kokunu özledim baba

Ter kokun ki dertlerimin ilacı

 

Ne hayallerim vardı oysa

Sen yanımda, ben şoför koltuğunda

Öğretecektin bana, araba kullanmayı.

Vida sıkmayı, pense tutmayı,

Tamir etmeyi bozukları..

Düşecektim, tutup kaldıracaktın

Başımı okşayacaktın, paslı ellerinle

Güvenecektim böylece kendime

Neredesin? Elini versene.

 

Ben yalnız, biçare, İstanbul delisi

Ne sen varsın ne de ellerin.

Ne Haliç alıyor beni kucağına

Ne Galata okşuyor başımı.

“Ey oğul” demiyor bana Fatih.

Ve Üsküdar da ağlamıyor

Bakmıyor bile karşı yamaca.

Beyoğlu ise halinden memnun

Bey’in oğlu ne de olsa

Mağrur mağrur bakar ve küçümser..

Belki bana Eyüp, belki Karacaahmet gülümser.

Parke taşlı sokaklar, yalılar, viraneler

Bilmiyorum ne anlar acıdan, neyi heceler

Bir acı ki salar içime İstanbulum

Gözlerim dalar içine İstanbul’un

Ve sen gelirsin aklıma baba

 

Bir bilsen yokluğun ne acı

Ter kokunu özledim baba

Ter kokun ki dertlerimin ilacı…

 

 

posted under Şiirlerim | No Comments »
« Older Entries