<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Umut Yavuz &#187; Bloglama</title>
	<atom:link href="http://umutyavuz.net/kat/bloglama/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://umutyavuz.net</link>
	<description>Umut Dünyası</description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 Jan 2012 16:10:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2</generator>
		<item>
		<title>Flatliners ve ölüm sonrası düşleri&#8230;</title>
		<link>http://umutyavuz.net/bloglama/flatliners-ve-olum-sonrasi-dusleri.html</link>
		<comments>http://umutyavuz.net/bloglama/flatliners-ve-olum-sonrasi-dusleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2009 18:30:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Umut Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bloglama]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[flatliners]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://umutyavuz.net/?p=474</guid>
		<description><![CDATA[Son günlerde iş dönüşü evde ilk yaptığım işlerden biri önce biraz bişeyler atıştırmak ardından ise bir film izlemek oluyor. Bugün de öyle oldu. Bugün izlemek için seçtiğim film ise 1990 yapımı bir bilim kurgu filmi olan Flatliners idi.. Seneler önce izlemiştim bu filmi.. Ancak tekrar izlediğime sevindim. Joel Schumacher&#8217;in yönettiği Flatliners da Kiefer Sutherland, Julia [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-475" title="flatliners" src="http://umutyavuz.net/wp-content/uploads/flatliners.jpg" alt="flatliners" width="280" height="400" />Son günlerde iş dönüşü evde ilk yaptığım işlerden biri önce biraz bişeyler atıştırmak ardından ise bir film izlemek oluyor. Bugün de öyle oldu. Bugün izlemek için seçtiğim film ise 1990 yapımı bir bilim kurgu filmi olan Flatliners idi.. Seneler önce izlemiştim bu filmi.. Ancak tekrar izlediğime sevindim. Joel Schumacher&#8217;in yönettiği Flatliners da Kiefer Sutherland, Julia Roberts ve Kevin Bacon gibi usta oyuncular rol alıyor.. Konu ise oldukça ilgi çekici&#8230; Beş tıp öğrencisi, ölümden sonra insanın neler deneyimlediğini araştırmak için sırayla ölüyorlar.. Böyle söyleyince çok saçma geliyor :) Ancak bunu tabii ki bilimsel yollarla yapıyorlar. Yani kanlarına potasyum falan gibi maddeler şırınga ediyorlar, sonra vücut ısısını düşürüyorlar.. Ardından gelsin bir elektro şok.. Ve kalp duruyor, beyin ölümü gerçekleşiyor.. Elektrokardiyogram cihazında düz çizgi görünüyor&#8230; Yani ölüm gerçekleşmiş durumda.. Bu halde önce 2 dakika kalıyorlar.. Sonra işi geliştirerek 5 dakikaya kadar çıkmayı deniyorlar.. Ancak ölümün sonrasında garip haller meydana gelmeye başlıyor bu doktorların hayatlarında ve önceki günahlarıyla yüzleşiyorlar..</p>
<p>İyi bir bilim kurgu denemesi.. Filmin üzerinde durduğu konu ölüm ve ölüm sonrası.. Hal böyle olunca hiç kimsenin kesin fikir sahibi olmadığı bir konuyla karşı karşıyayız (Dinlerin ve inanç felsefelerinin öngördükleri hariç tabii)&#8230; İnançlı insan elbette ölüm ve ölümden sonrası hakkında bilgi sahibi.. Dinin bu konuda bize söyledikleri var&#8230; Ancak pozitivist bilim bu konuda sessiz&#8230; Ve de çaresiz&#8230; İşte filmin en önemli yönü de bu bence.. Bilimin ölüm hakkındaki fikri nedir? Ölümden sonrası ile ilgili bir düşüncesi var mı? Filmde bu sorgulamayla da karşılaşacaksınız..</p>
<p>Flatliners filmin orjinal ismi.. Elektrokardiyogram cihazındaki düz çizgiden (flat line) türetilmiş.. Bu düz çizgide astral bir seyahate çıkıyorsunuz ve siz de bir &#8220;flatliner&#8221; oluyorsunuz&#8230;</p>
<p>Herkese iyi seyirler..</p>
<p>Aa bu arada filmin &#8220;My name is Earl&#8221;ü anımsatan bir yönü de var&#8230; Yani geçmişte yaptığınız hata ve günahlarla hesaplaşmak, hatta helallik dilemek gibi :)</p>
<p>Neyse spoiler vermemişimdir inşallah. Bulabilirseniz izleyin.. Mininova&#8217;dan torrentini bulabilirsiniz.. Benden söylemesi&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://umutyavuz.net/bloglama/flatliners-ve-olum-sonrasi-dusleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Obama nasıl anlaşılmalı?</title>
		<link>http://umutyavuz.net/bloglama/obama-nasil-anlasilmali.html</link>
		<comments>http://umutyavuz.net/bloglama/obama-nasil-anlasilmali.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2009 20:14:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Umut Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bloglama]]></category>
		<category><![CDATA[barack obama]]></category>
		<category><![CDATA[cairo]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://umutyavuz.net/?p=467</guid>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Barack Obama’nın Kahire’den İslâm dünyasına yaptığı konuşma genel itibariyle oldukça olumlu ve umut verici oldu. Obama’nın konuşmasındaki en önemli noktalar; ABD’nin İslâm dünyası ile ilişkilerinde yepyeni bir başlangıç öngörmesi, Irak ve Afganistan’da kalıcı olmadıklarını söylemesi ve demokrasi ihracının doğru olmadığını kabul etmesi, Filistin Devleti’nin gerekliliğini zikredip, İsrail’in iskân politikasıyla Filistin’i Yahudileştirme çalışmalarını kesin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-468" title="OBAMA-MUSLIMS/" src="http://umutyavuz.net/wp-content/uploads/610x-229x300.jpg" alt="OBAMA-MUSLIMS/" width="229" height="300" /></p>
<p>ABD Başkanı Barack Obama’nın Kahire’den İslâm dünyasına yaptığı konuşma genel itibariyle oldukça olumlu ve umut verici oldu. Obama’nın konuşmasındaki en önemli noktalar; ABD’nin İslâm dünyası ile ilişkilerinde yepyeni bir başlangıç öngörmesi, Irak ve Afganistan’da kalıcı olmadıklarını söylemesi ve demokrasi ihracının doğru olmadığını kabul etmesi, Filistin Devleti’nin gerekliliğini zikredip, İsrail’in iskân politikasıyla Filistin’i Yahudileştirme çalışmalarını kesin bir dille red etmesi, Filistin halkının acılarına dikkat çekmesi, şiddet ve radikalizmin çözüm olmadığını vurgulaması, ABD’-nin bölgede tek ilgilendiği şeyin bundan böyle petrol olmadığını ifade etmesi ve İslâm’ın medeniyete yaptığı katkıları kabul edip, İslâm hakkında hakkaniyet ölçülerine uyan, takdirkâr ifadeler kullanması olarak sıralanabilir.<span id="more-467"></span></p>
<p>Elbette ABD Başkanı Obama’nın yaptığı bu konuşma fiilleri ile de desteklendiği zaman anlam kazanacaktır. Ancak bunun için İslâm dünyasının da aktif bir şekilde bu çağrıya katılması ve uzatılan eli tutması gerekmekte.</p>
<p>Obama’nın bu görüşlerini beğenmeyip, eleştirenler de var elbette. Filistin yönetimi başlangıç olarak olumlu bulurken, İran ise bu konuşmanın ABD’nin kirli imajını yenilemeye yetmeyeceği görüşünde. El Kaide ise Obama’nın konuşmayı yaptığı gün, Usame bin Ladin tarafından doldurulduğu iddia edilen bir ses kaydında bütün Müslümanları ‘kâfirlerle’ uzun sürecek bir savaş yapmaya hazır olmaları konusunda uyarıyordu.</p>
<p>Obama’nın söyledikleri elbette önemli ancak daha önemli olan birşey daha var ki; o da bu söylenenlerin İslâm dünyası tarafından nasıl algılandığıdır. Öncelikle bir ABD Başkanı’nın bu türden bir konuşmayla İslâm dünyası ile ilişkilerini düzeltme çabasında olması kesinlikle takdire şayan bir tutumdur. Obama’nın sözlerinde genel olarak hilâfı hakikat olacak yahut İslâm dünyasının çıkarları ile çelişecek herhangi bir nokta bulmak, eğer art niyetli değilseniz’ oldukça zordur. Obama’nın görüşlerini beğenmeyen yahut önyargıyla yaklaşanlar ise başka nasıl bir ABD Başkanı tahayyül ediyorlar diye merak ediyoruz. Acaba George W. Bush gibi bir başkan mı ABD’nin başında olsa daha iyiydi?</p>
<p>Obama’nın söylediği şeylerin nasıl algılandığı meselesine gelince&#8230; Associated Press ajansı Obama’nın sözleri tazeliğini korurken çeşitli ülke ve zümrelerden Müslümanlarla yaptığı kısa röportajları yayınlamış. Bunlardan bazılarını sizlerle paylaşmak istiyorum.</p>
<p>Meselâ Bağdat’ta yaşayan Misvan Hüseyin adlı bir Müslüman demiş ki: “Obama cesur bir başkan. Umarız ki İslâm dünyası ve Arap halkı ile aralarında yeni bir sayfa açacaktır.”</p>
<p>Ürdün’de Bekaa mülteci kampında yaşayan 82 yaşındaki ve Batı Şeria doğumlu olan Ali Tottah ise şöyle konuşmuş: “Bush ve Clinton da Filistin devleti hakkında benzer şeyler söylemişti, fakat daha sonra fiiliyatta hiçbir şey yapmadılar, öyleyse biz şimdi bu adama neden inanalım ki?”</p>
<p>Gazze’deki Hamas sözcülerinden Fevzi Barhum ise şunları söylüyor: “Obama ile Bush’un sözleri arasında ciddî farklılıklar olduğu kesin. Fakat bizce Obama’nın Kahire’deki konuşması yumuşak diplomasi içeren ve ABD’nin imajını parlatma amacı güden bir konuşmaydı.”</p>
<p>İsrail’in son Gazze saldırıları sırasında evi yerlebir edilen Muhammed Kader adındaki Gazzeli vatandaş ise, “Neden buraya Gazze’ye gelmek yerine Kahire’ye gitti ki? Buraya gelse de kendi gözleriyle savaş suçlarını ve İsrail’in yapmış olduğu yeni soykırımı görseydi&#8230;” diye yakınıyor.</p>
<p>Bir otokrasi rejimi olan Mısır’da rejim muhalifliği dolayısıyla hapisten yeni çıkmış bir Mısırlı olan Ayman Nur ise belki de en doğru tesbitlerden birini yapıyordu: “Gerçeği söylemek gerekirse beklediğimizden daha iyi bir konuşmaydı ancak umut ettiğimiz kadar değildi. Zira demokrasiye yaptığı vurgular oldukça yüzeysel ve geneldi. Biraz zayıf kaldı. Biz daha detaylı bir demokrasi vurgusu umuyorduk.”</p>
<p>Cezayirli 56 yaşında bir kamu görevlisi olan Said Lacet’in tesbiti ise şu şekilde: “Obama açık bir şekilde Bush’un Irak’a düzenlemiş olduğu saldırının bir hata olduğunu kabul etti.”</p>
<p>Obama’nın çocukluğunu geçirdiği Endonezya’da bir öğretmen olan Edi Kusyanto ise olaya farklı bir açısı getiriyor: “Obama’nın sözleri hâlâ Amerika’nın ne istediği ile ilgili. Belki de bu çok tabiî, zira o Amerika’nın çıkarlarını korumakla mükellef. Fakat her şeye rağmen inanıyorum ki, Obama Endonezya’da deneyimlediği gibi, farklı dinlerin bir arada barış içinde yaşadığı, saygı gösterdiği bir dünya hayalinde samimî.”</p>
<p>Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın sözcülerinden Nabil Abu Rdeneh ise şunu söyledi: “Obama’nın Filistin meselesi ile ilgili söyledikleri yeni başlangıçlar için çok önemli bir adımdır. Bu yeni bir Amerikan politikasının başlangıcıdır ve bu politika bir Filistin devleti kurulması için gereken yeni iklimi mümkün kılmaktadır”</p>
<p>Malezyalı bir insan hakları aktivisti olan Chandra Muzaffar ise şunları söylüyor: “Obama İslâm’ın medeniyete olan katkıları konusunda oldukça samimî şeyler söyledi. Daha önce İslâm ile ilgili negatif klişeler konusunda bu kadar açık dille konuşan ve bu türden önyargılarla mücadele eden bir Batılı lidere rastlamamıştık”.</p>
<p>Kabil, Afganistan’da görev yapan bir hukuk uzmanı olan Malek Sitez ise, “Oldukça pozitifti. Orta adı Hüseyin olan bir Amerikan Başkanı’nın Kahire’de işbirliğinden bahsetmesi Müslümanlar için oldukça manidardır. İnsanları oldukça etkileyeceğine inanıyorum”. diyor.</p>
<p>İsrail tarafından bir görüşte ise, İsrailli İşçi Partisi’nden Yuli Tamir, “Bu tarihte yapılmış olan en önemli konuşmalardan biridir. Bunun Orta Doğu’nun kaderini değiştirmede bir anahtar ve dönüm noktası olacağını düşünüyorum. İsrail bu mesajı görmezden gelir ve Müslümanlar ile yeni bir diyalog kurma fırsatını teperse cidden büyük bir hata yapmış olur” diyerek İsrail’in de bu fırsatı kaçırmaması gerektiğini ifade ediyordu.</p>
<p>Son olarak da Jakartalı bir İslâmî okulun müdürü olan vatandaş ise belki de en gerçekçi tesbitlerden birini yapıyordu: “Ben şimdilik güvenemiyorum. Sadece Amerika’nın daha doğrusu Bush’un daha önce Müslümanlara yaptığı şeyler yüzünden özür dilemeye çalıştı. Farklı olmaya söz veriyor. Fakat şimdilik tek yaptığı bu, yani söz vermek. Biz ise icraat istiyoruz.”</p>
<p>Evet işte Orta Doğu’da ve İslâm dünyasında Obama’nın konuşmalarının yankıları bu şekildeydi. Obama yeni bir başlangıç istiyor. Bu aşikâr&#8230; İslâm dünyası ise ya uzatılan bu eli tutacak yahut geçmişin getirdiği önyargıları ve nefretleri hatırlayıp küslükte ısrar edecek. Anlaşılan o ki, Obama’nın sözlerini ne oranda icraate dökeceği bu konuda belirleyici faktör olacaktır.</p>
<p>Düğümlenmiş sorunların çözümü ve barışçıl bir dünya için oluşan bu iklimi zayi etmek ve fırsatı tepmek hiç kimsenin faydasına olmayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://umutyavuz.net/bloglama/obama-nasil-anlasilmali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vertigo: Baş döndürücü bir senaryo&#8230;</title>
		<link>http://umutyavuz.net/bloglama/vertigo-bas-dondurucu-bir-senaryo.html</link>
		<comments>http://umutyavuz.net/bloglama/vertigo-bas-dondurucu-bir-senaryo.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2009 20:03:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Umut Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bloglama]]></category>
		<category><![CDATA[hitchcock]]></category>
		<category><![CDATA[james stewart]]></category>
		<category><![CDATA[kim novak]]></category>
		<category><![CDATA[vertigo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://umutyavuz.net/?p=463</guid>
		<description><![CDATA[Bugünlerde eski filmleri izlemeye merak saldım. Bu kabilden olarak dün Vertigo adlı filmi izledim&#8230;  Vertigo 1958 yapımı bir Alfred Hitchcock filmi.. James Stewart ve Kim Novak başrollerde oynuyor.. Özellikle Novak&#8217;ın sade güzelliği ve dramatik performansı ile Stewart&#8217;ın serinkanlılığı filmi izlenir kılıyor.. Senaryo ve kurgu olarak da oldukça dikkate değer bir yapım Vertigo bence&#8230; Bir kere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-464" title="james-stewart-and-kim-novak-in-hitchcocks-vertigo1" src="http://umutyavuz.net/wp-content/uploads/james-stewart-and-kim-novak-in-hitchcocks-vertigo1-150x150.jpg" alt="james-stewart-and-kim-novak-in-hitchcocks-vertigo1" width="150" height="150" /></p>
<p>Bugünlerde eski filmleri izlemeye merak saldım. Bu kabilden olarak dün Vertigo adlı filmi izledim&#8230;  Vertigo 1958 yapımı bir Alfred Hitchcock filmi.. James Stewart ve Kim Novak başrollerde oynuyor.. Özellikle Novak&#8217;ın sade güzelliği ve dramatik performansı ile Stewart&#8217;ın serinkanlılığı filmi izlenir kılıyor.. Senaryo ve kurgu olarak da oldukça dikkate değer bir yapım Vertigo bence&#8230; Bir kere senaryosu çok özgün.. İnsanı şaşırtan bir gidişat ve sona sahip.. Ayrıca sürükleyicilik de var&#8230; Filmi izlerken 58 yapımı olduğunu unutmamak ve sinema tekniklerinin ne kadar emekleme çağında olduğunu düşünmemek kaydıyla izlenirse tam bir başyapıt bile denilebilir.. Filmde kullanılan zoom tekniği (geri giden kameranın birden zoom hareketi yapması) sinema literatürüne Vertigo Hareketi olarak ismini bile vermiş.. Artık gerisini siz düşünün. Vertigo&#8217;nun esas manası ise çok daha farklı bir literatüre ait.. Vertigo bir tıp terimi olup, &#8216;baş dönmesi&#8217; anlamına geliyor.. Filmde bir kovalamaca sonucu yüksek bir yerden düşme tehlikesi yaşayan Dedektif Scottie Ferguson (James Stewart), kendisini yukarı çekmek isteyen polis arkadaşının düşüp ölmesi sonucu bir yüseklik korkusuna yakalanır..  Polisliği bırakmak zorunda kalır ve özel dedektiflik yapmaya başlar. Bu sırada eski arkadaşı Gavin Elster, Ferguson&#8217;dan karısını takip etmesini ister. Elster&#8217;in güzel ve genç karısı Madeleine (Kim Novak) son zamanlarda garip davranışlar içindedir ve kocası bu durumdan endişe eder.. Madeleine&#8217;in peşine düşen Ferguson zamanla içinden çıkılmaz bir sorunlar yumağının içine düştüğünü farkettiğinde artık çok geç olur.. Hiç beklenmedik bir yere bağlanan senaryo, en sonunda ise muhteşem ve çarpıcı bir finalle son buluyor.. Özellikle son sahneye gelene kadar lütfen soluklarınızı bırakmakta acele etmeyin derim..</p>
<p>Herneyse.. Eski sinemanın tadı bir başka oluyor sahiden.. Bunu eski Yeşilçam filmlerinde de yaşarsınız zaman zaman.. Ancak eski Holywood bugünküne nazaran daha bir başka sahiden.. Daha sade, daha az efektli ancak daha bir içten ve sahici.. Alfred Hitchcock ise bu türden hoşlananlar için Mariuana etkisi yapıyor..</p>
<p>Benden söylemesi derhal filmi edinip izleyin.. Download etmek mümkün.. Bulması çok zor değil, zira bir çok otoritenin en iyiler listesinde ilk 10 içinde yer alıyor bu film&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://umutyavuz.net/bloglama/vertigo-bas-dondurucu-bir-senaryo.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Niye, Sedat abinin başı kel mi?</title>
		<link>http://umutyavuz.net/bloglama/niye-sedat-abinin-basi-kel-mi.html</link>
		<comments>http://umutyavuz.net/bloglama/niye-sedat-abinin-basi-kel-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2009 12:03:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Umut Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bloglama]]></category>
		<category><![CDATA[basin karti]]></category>
		<category><![CDATA[sedat abi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://umutyavuz.net/?p=456</guid>
		<description><![CDATA[Bugün sabah işe geldiğimde her gün mutad olduğu üzere dizgi servisindeki arkadaşları ziyaret ettim. Orada çok sevdiğim Sedat abi hararetle bişeyler anlatıyordu. Meğer yine Basın kartıyla otobüse binmek isterken, cins bir şoföre denk gelmiş.. Ancak bu sefer olay iyice çığrından çıkmış. Sedat abinin anlattığı olay tipik bir Türkiye tablosuydu esasında. Kısaca olayı şöyle özetleyelim. Şimdi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-medium wp-image-457 alignnone" title="aa hakkaten sedatabinin basi kelmis lan.. " src="http://umutyavuz.net/wp-content/uploads/sedatabi-200x300.jpg" alt="aa hakkaten sedatabinin basi kelmis lan.. " width="200" height="300" />Bugün sabah işe geldiğimde her gün mutad olduğu üzere dizgi servisindeki arkadaşları ziyaret ettim. Orada çok sevdiğim Sedat abi hararetle bişeyler anlatıyordu. Meğer yine Basın kartıyla otobüse binmek isterken, cins bir şoföre denk gelmiş.. Ancak bu sefer olay iyice çığrından çıkmış. Sedat abinin anlattığı olay tipik bir Türkiye tablosuydu esasında. Kısaca olayı şöyle özetleyelim. <span id="more-456"></span>Şimdi gazeteciler İstanbul&#8217;da toplu taşıma araçlarına basın kartlarını göstermek suretiyle ücretsiz binebiliyor. Ancak bazen şoför yahut muavinler cinslik yaparak bu kartlar geçmiyor falan gibisinden akıl almaz şeyler söyleyerek sorun çıkarıyor. Genelde bu Özel Halk Otobüslerinde olurdu ancak bu sefer İETT otobüsünde denk gelmiş. Adam Sedat abiyi zorla indirmek yahut Akbil basmaya zorlamak istemiş. Bu da yetmemiş kartı alıp kırmak cüretinde bile bulunmuş da, kartı son anda adamın elinden kurtarabilmiş Sedat abicim.. Bütün bunlar olurken otobüsteki halktan zerre kadar ses yok tabii ki.. Hatta aralarından biri kalkıp Sedat abi adına Akbil basmaya kalkmış bir kaç kere. Sırf olay tatlıya bağlansın diye. Halbuki ortada bir hak ihlali var ve tatlıya bağlanacak tarafı yok. Zira yasal hakkını kullanmak isteyen bir vatandaşa bir kamu görevlisi engel oluyor ve zorbalık uyguluyor. Neyse olay kızışmış bir süre sonra. Şoför polis çağırırım demiş. Sedat abi de haklı olmanın verdiği güvenle polis çağrılmasına dünden razı tabii. &#8220;Hemen çağır, hatta karakola çek otobüsü, senden şikayetçi olayım&#8221; demiş&#8230; Bu sırada arkadan biri yaklaşıyor ve ben polisim, savulun diyerek olaya el koymak istiyor. Burada herkes polisin adaleti sağlayacağını bekler normal olarak. Ancak bu polisin yaptığı şey de Sedat abiyi Akbil basmaya ikna etmeye çalışmak oluyor ne yazık ki.. Sedat abi de haklı olarak, &#8220;Neden Akbil basayım. Bu kartla benim ücretsiz seyahat etme hakkım var. Bu hakkımı da sonuna kadar savunurum. Sen de polissin, sen de ücretsiz biniyorsun otobüse, aynı şey sana yapılsa sen ne düşünürdün&#8221; demiş&#8230; Polis ne dese beğenirsiniz: &#8220;Kardeşim uzatma işte adam kabul etmiyormuş, bas Akbili de biz de yolumuza bakalım, geç kaldık zaten&#8230;&#8221;"</p>
<p>Pes doğrusu&#8230; Şoför ayrı bir arıza, polis daha ayrı bir arıza bu memlekette&#8230;</p>
<p>Sonra bizim öteki vatandaş da hala Akbil basmaya çalışıyor bir yandan.. Sonunda da Sedat abinin dalgın olduğu bir anda da başarıyor&#8230; Akbil&#8217;den yükselen bir sesle herkes irkiliyor: &#8220;Cıkcuk cıngg&#8221;&#8230;.</p>
<p>Ne oldu şimdi? Adalet yerini buldu mu? Yolumuza devam edelim di mi?</p>
<p>Olmaz öyle şey arkadaşım.. Şoför haksızlık yapıyor.. Polis haksızlığa göz yumuyor.. Vatandaş da boyun eğiyor&#8230; Vay benim Türkiye&#8217;min haline&#8230;</p>
<p>Sedat abi ağlayacak gibi olmuş sinirden.. Zavallım plakayı almış, şikayet üstüne şikayet gönderiyor yetkililere.. Ben de tuttum haberini yazdım gazeteye, cümle alemin haberi olsun diye&#8230;</p>
<p>Madem Basın Kartı&#8217;nı tanıyamayacak kapasitede neden İETT şoförü oluyor bu insan.. Madem öyle İETT bir seminer versin bu şoförlere ve muavinlere de öğrensinler kullanılan seyahat kartlarını&#8230;</p>
<p>Ondan sonra Polis ne işe yarar bu memlekette. Durumu idare etmek için mi o görevi yapıyor yoksa asayişi ve emniyeti temin için mi?</p>
<p>Vatandaş da olayı geçiştirip, yoluna devam etmek yerine, adalet sağlanana kadar diretmeyi öğrenmeli.. Yoksa bu ülke hiç bir zaman istenilen seviyeye gelemez&#8230;<br />
Sedat abi sen üzülme.. Yarın gazetede o haber çıkacak ne de olsa.. İETT&#8217;nin etekleri tutuşsun bakalım..</p>
<p>Yaw bu arada Sedat abi, neden hep senin başına geliyor bu olaylar? Bana hiç denk gelmedi mesela&#8230; Başın kel olduğu için mi? Yoksa laz olduğun için mi karar veremedim inan&#8230;  :))))</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://umutyavuz.net/bloglama/niye-sedat-abinin-basi-kel-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıradaki şarkı: Perle&#8217;s pearl*</title>
		<link>http://umutyavuz.net/bloglama/siradaki-sarki-perles-pearl.html</link>
		<comments>http://umutyavuz.net/bloglama/siradaki-sarki-perles-pearl.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 May 2009 08:54:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Umut Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bloglama]]></category>
		<category><![CDATA[richard perle]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://umutyavuz.net/?p=450</guid>
		<description><![CDATA[  Bugünlerde Bahçeşehir Üniversitesi Amerikan Araştırmaları Merkezi&#8217;nin düzenlediği Global Liderlik Forumu&#8217;na katılmak üzere ülkemize gelen, Reagan dönemi eski ABD Savunma Bakan Yardımcısı Richard Perle, bir televizyondan ötekine dolaşarak çeşitli açıklamalarda bulunuyor. Adeta soyisminin sesteşine nazire yapar gibi &#8216;inciler&#8217; saçıyor etrafa denebilir&#8230; Özellikle PKK sorununun çözümü konusunda belirli mesafelerin kat edilmeye çalışıldığı bir dönemde bu mevzuda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-451" title="perlegif" src="http://umutyavuz.net/wp-content/uploads/perlegif.jpg" alt="perlegif" width="282" height="419" />Bugünlerde Bahçeşehir Üniversitesi Amerikan Araştırmaları Merkezi&#8217;nin düzenlediği Global Liderlik Forumu&#8217;na katılmak üzere ülkemize gelen, Reagan dönemi eski ABD Savunma Bakan Yardımcısı Richard Perle, bir televizyondan ötekine dolaşarak çeşitli açıklamalarda bulunuyor. Adeta soyisminin sesteşine nazire yapar gibi &#8216;inciler&#8217; saçıyor etrafa denebilir&#8230;<span id="more-450"></span></p>
<p>Özellikle PKK sorununun çözümü konusunda belirli mesafelerin kat edilmeye çalışıldığı bir dönemde bu mevzuda yaptığı açıklamaları açıkçası ben oldukça maksatlı buldum. </p>
<p>Perle Kanal 24&#8242;de Perşembe gecesi özetle dedi ki: &#8220;Türkiye, Güneydoğu&#8217;nun refah ve mutluluğunu arttırmak için elbette çaba sarfetmelidir ancak PKK başka bir problemdir. PKK&#8217;nın derdi Kürt kültürü veya kalkınması değil. Onlar daha başka şeylerin peşindeler. PKK&#8217;nın sosyo ekonomik ve politik düzenlemelerle memnun olacağını düşünmek hayâl olur. Onların istedikleri daha başka birşey. PKK&#8217;nın barışçıl bir sonuç istediğini sanmıyorum.&#8221; </p>
<p>Perle&#8217;ün bu sözleri adeta PKK sorununu çözme konusunda üst perdeden son zamanlarda yapmak istediğiniz açılımlardan vazgeçin ve eski tür silahlı mücadeleye devam edin anlamına gelmektedir. Ayrıca Perle, PKK gibi bir örgütle mücadele ederken Türkiye&#8217;nin ABD&#8217;nin yardımı olmadan asla başarıya ulaşamayacağını da iddia ediyor. Yani demek istiyor ki, &#8220;bize göbeğiniz bağlı, bu konuda yardım etmezsek  PKK asla bitmeyecek&#8221;&#8230; Perle söylemiyor ama bu konuda yardım etmelerinin tek şartı da tabiiki Türkiye&#8217;nin bölgede ABD ekseninde hareket etmesi&#8230; Yani Perle&#8217;ün derdi Türkiye&#8217;yi ABD&#8217;nin çıkarları doğrultusunda bir noktada tutmaktır. Bunun için de PKK&#8217;nın bölgede varlığı bir sigorta gibi görünüyor. </p>
<p>Perle, başka önemli şeyler de söyledi tabii ki. Son zamanlarda ABD&#8217;nin dış politikada İsrail ile ters düştüğü bazı durumlarla karşılaştık. Bilhassa İsrail&#8217;in yasadışı iskan politikası konusunda bizzat Barack Obama ve Hillary Clinton tarafından ciddi uyarılar yapıldı İsrail Devleti&#8217;ne&#8230; Tam da bu hengâmda Perle, &#8220;kimse sevinmesin biz hâlâ İsrail&#8217;in yanındayız&#8221;, &#8220;hep destek tam destek&#8221; mesajları verdi. Perle dedi ki: &#8220;İsrail ABD&#8217;de çok yüksek bir yerdedir. Her ankette ABD halkının İsrail&#8217;e karşı büyük ilgileri olduğu görülmektedir. Demokrasiye hayranlıkları ve çölün ortasında demokrasiyi kurmuş olmaları ve refah içinde yaşamaları Amerikalılar için önemlidir. Uzun vadede bunun değişeceğini de sanmıyorum. ABD ile İsrail arasında farklı görüşler olabilir ancak karşılıklı görüşmeler sonrasında bu farklılıklar giderilebilir.&#8221;</p>
<p>Bu çölün ortasına kurulan &#8216;refah devletinin&#8217; Filistin topraklarının işgal edilmesiyle kurulduğunu ve adeta kan ve gözyaşı üzerinde yeşeren bir korku imparatorluğu olduğunu unuttu Perle ve son dönemlerde olanlara bakıp, sevinmeyin biz yine İsrail&#8217;in kucağındayız demek istedi&#8230; </p>
<p>Perle&#8217;ün bu programda söylediği en katmerli yalan ise şu oldu: &#8220;Bana göre Şimon Peres kadar barışa hizmet etmiş kimse yoktur&#8221;&#8230;</p>
<p>Evet Perle&#8217;ün bu tarihe geçecek sözlerini çerçeveletip duvarlarımıza assak yeridir. Zira güya &#8216;barışa en çok hizmet etmiş&#8217; olan Peres&#8217;in başında bulunduğu devlet daha bir kaç ay önce çoğu kadın ve çocuk 1400 küsür Gazzelinin kanına girmiş olan devletle aynı devlet&#8230; Üstelik Perle&#8217;e göre &#8220;barış meleği&#8221; konumunda olan Peres de tutup bu katliamı yüksek sesle savunmuş ve haklı göstermeye çalışmıştır&#8230;</p>
<p>İşte bu meşhur Richard Perle bir kaç gün boyunca daha Türk televizyonlarında bağıra bağıra, alenen bu türden yalanlar söyleyip geri dönecek ülkesine&#8230;</p>
<p>Peki bu yalanları dinleyen bizler ne yapacağız? Öncelikle bu kişinin kim olduğunu bilelim ve ona göre söylediklerini dinleyelim&#8230;</p>
<p>Richard Perle nam-ı diğer &#8216;Karanlıklar Prensi&#8217;dir&#8230; Ronald Reagan döneminde A.B.D. Savunma Bakanı Yardımcısı olarak, 1997-2004 arasında da ABD Savunma Bakanlığı&#8217;na bağlı bir resmi kuruluş olan Savunma Politikaları Kurulu Tavsiye Komitesi (Defense Policy Board Advisory Committee) bünyesinde (2001-2004 arasında Komite Başkanı sıfatıyla) görev yapmıştır. Muhtemelen son tavsiyelerinden bir tanesi Irak ve Afganistan işgali olmuştur&#8230; Neocon felsefenin uluslararası alanda en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilir. Herşeyden öte Richard Perle, Yahudi asıllı bir CIA ajanıdır&#8230; Perle, dünyanın en büyük inşaat şirketi olan Bechtel Grubu&#8217;nun Avrupa, Afrika, Ortadoğu ve Güneydoğu Asya&#8217;dan sorumlu yönetim kurulu başkan yardımcısıdır. Yani bir nevi &#8220;ABD yıkacak, Bechtel Grubu inşa edip, para kazanacak&#8221; çarkının baş sorumlularındandır&#8230;</p>
<p>Daha bitmedi, bu Perle, 1970&#8242;li yıllarda bizzat Senatör Henry Jackson&#8217;un yanında çalışmış ve yetişmiştir. Senatör Henry Jackson ise, Cambridge Üniversitesi bünyesinde kurulan Henry Jackson Cemiyeti&#8217;nin (Henry Jackson Society) felsefi fikir babasıdır. İngiltere&#8217;de Cambridge Üniversitesi Peterhouse Koleji&#8217;nde, herhangi bir parti ile bağı olmayacak şekilde Mart 2005&#8242;de kurulmuş bir siyasi cemiyet olan bu Henry Jackson Cemiyeti, başta ABD ve İngiltere olmak üzere, pek çok ülkenin siyaset, bürokrasi ve akademi dünyalarından tanınmış isimleri bir araya getirmiştir. Senatörün sağlığında savunduğu görüşler paralelinde, cemiyet, liberal demokrasinin bütün dünyada, &#8216;gerekirse askeri müdahalelere&#8217; başvurularak yaygınlaştırılması gerektiğini savunur. Cemiyet üyeleri buna &#8220;proaktif yaklaşım&#8221; diyorlar. Cemiyet çok farklı ve karanlık isimleri bir araya getirdiği için de fare yuvası (rat&#8217;s nest) olarak tanımlanmaktadır. Ne güzel bir tanımlama&#8230; Cuk oturmuş denebilir&#8230; Perle&#8217;ün de bu felsefe ile iyi yetiştiği ortadadır&#8230;</p>
<p>İşte televizyonlarımızda bir kaç gündür konuşan Karanlıklar Prensi&#8217;nin &#8216;parlak özgeçmişi&#8217; bu şekilde&#8230; Televizyonlardan dinlerken, yahut gazetelerden okurken bu &#8216;detaylar&#8217; aklınızda olsun lütfen&#8230; Sonra &#8216;bu adam birşeyler biliyor da konuşuyor&#8217; diye yanılgıya kapılmayın&#8230; Zira söylüyorsa elbette bir maksadı var&#8230; </p>
<p>*Perle&#8217;ün incileri</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://umutyavuz.net/bloglama/siradaki-sarki-perles-pearl.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Slumdog Millionaire ve a little bit gerçek dünya</title>
		<link>http://umutyavuz.net/bloglama/slumdog-millionaire-ve-a-little-bit-gercek-dunya.html</link>
		<comments>http://umutyavuz.net/bloglama/slumdog-millionaire-ve-a-little-bit-gercek-dunya.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 May 2009 08:58:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Umut Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bloglama]]></category>
		<category><![CDATA[slumdog millionaire]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://umutyavuz.net/?p=440</guid>
		<description><![CDATA[Çoğu kimse izlemiştir heralde. Slumdog Millionaire&#8217;i.. Tam bir başyapıt olduğunda da kimsenin şüphesi yoktur diye düşünüyorum. Gerçekleri bütün çıplaklığıyla işleyen, biraz romantizm, idealizm ve tabii ki aşkla süslenmiş dramatik bir yapım. Mutlu sonla bitse de insanın içinde derin bir hüzün ve rahatsızlık duygusu bırakan filmlerden.. Geçenlerde bu filmde rol alan o ufacık Hindistanlı veletlerin Mumbai&#8217;nin arka [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çoğu kimse izlemiştir heralde. Slumdog Millionaire&#8217;i.. Tam bir başyapıt olduğunda da kimsenin şüphesi yoktur diye düşünüyorum. Gerçekleri bütün çıplaklığıyla işleyen, biraz romantizm, idealizm ve tabii ki aşkla süslenmiş dramatik bir yapım. Mutlu sonla bitse de insanın içinde derin bir hüzün ve rahatsızlık duygusu bırakan filmlerden.. Geçenlerde bu filmde rol alan o ufacık Hindistanlı veletlerin Mumbai&#8217;nin arka sokaklarında bulunan gecekondu evlerinin yıkıldığını duyduk.. Ayrıca Latika&#8217;yı ailesi para karşılığı evlatlık vermek istiyormuş&#8230; O çocukların gözyaşları içindeki görüntülerini izlemek lazım filmi izledikten sonra&#8230; Film 326 milyon dolar hasılat yaptı.. 8 dalda Oscar aldı&#8230; Gelin görün ki filmde rol alan çocukların (Salim ve Latika-en küçük halleri) bile hayatına ufak da olsa bir pozitif katkısı bulunmamıştı&#8230; Yapımcılar ellerinden gelen yardımı çocuklara yaptıklarını söylemişler pişkin pişkin.. Bu mu lan yaptığınız yardım&#8230; Lanet olasıcalar!!! Çocukcağızların evi yıkıldı.. Belki de hayalleri de&#8230; Bu fakirlerin hikayesinden milyon dolarlar kazananlar gurur duyabilir bununla&#8230; Ancak bana &#8220;a little bit gerçek dünya&#8221; gibi geldi bu&#8230; Film de tam anlamıyla bunu anlatıyordu esasında.. Gerçekleri.. Dünyayı daha acı dolu bir yer haline getirmekte insanoğlunun üstüne yok.. Melekler bir yandan haklıydı belki de.. Ancak Allah onların bilmediği şeyleri biliyor elbet.. Bizim bilmediklerimizi de.. Biz ufacık aklımızla olan biteni yorumlamaya çalışıyoruz sadece.. Ve üzülüyoruz elbette.. Ancak hiçbirşeyin karşılıksız kalmayacağını bilmek biraz olsun teselli veriyor.. Elimizde ne var ki bundan başka.. Şimdi söyleyin bakalım &#8220;Who wants to be a millionaire&#8221;!</p>
<p>ps. Bu arada bu şarkının Jai Ho adlı soundtrack&#8217;ini dinlemeyen varsa lütfen buradan dinlesin.. Bence en az film kadar muhteşem&#8230; E buyurun dinleyin o zaman&#8230;</p>
<p><object width="445" height="364"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/Z32SCbI4dNU&#038;hl=en&#038;fs=1&#038;rel=0&#038;border=1"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/Z32SCbI4dNU&#038;hl=en&#038;fs=1&#038;rel=0&#038;border=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="445" height="364"></embed></object></p>
<p>pps. Ha bir de bu çocukların acılarının konu edildiği haberi de izleyiniz&#8230; ve ibret alınız&#8230;<br />
<object width="445" height="364"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/SS2ip-RwM50&#038;hl=en&#038;fs=1&#038;rel=0&#038;border=1"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/SS2ip-RwM50&#038;hl=en&#038;fs=1&#038;rel=0&#038;border=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="445" height="364"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://umutyavuz.net/bloglama/slumdog-millionaire-ve-a-little-bit-gercek-dunya.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>We are all living in America!</title>
		<link>http://umutyavuz.net/bloglama/we-are-all-living-in-america.html</link>
		<comments>http://umutyavuz.net/bloglama/we-are-all-living-in-america.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 May 2009 18:25:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Umut Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bloglama]]></category>
		<category><![CDATA[amerika]]></category>
		<category><![CDATA[globalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[rammstein]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://umutyavuz.net/?p=401</guid>
		<description><![CDATA[Rammstein&#8217;in* çok güzel bir video klibi var. &#8220;Amerika&#8221; adlı.. Ana teması hayatımızı Amerikan kültürü kapladı, aslında hepimiz nerede olursak olalım Amerika&#8217;da yaşıyoruz mesajları içeriyor.. Esasında çağımızın kaçınılmazlarından biri olan küreselleşme dedikleri şey dünyamızı bir &#8220;small village&#8221; yaptı yani küçük bir köye çevirdi. E bu köye bir ad gerekiyordu onun da adı Amerika oldu diyebiliriz. Peki neden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Rammstein&#8217;in* çok güzel bir video klibi var. &#8220;Amerika&#8221; adlı.. Ana teması hayatımızı Amerikan kültürü kapladı, aslında hepimiz nerede olursak olalım Amerika&#8217;da yaşıyoruz mesajları içeriyor.. Esasında çağımızın kaçınılmazlarından biri olan küreselleşme dedikleri şey dünyamızı bir &#8220;small village&#8221; yaptı yani küçük bir köye çevirdi. E bu köye bir ad gerekiyordu onun da adı Amerika oldu diyebiliriz. Peki neden öyle oldu? Çünkü Amerika güçlü ve hakim.. Dolayısıyla kültürler arası etkileşimde onun kültürü baskın oldu. Neden? Çünkü bütün kitlesel iletişim araçları onların kontrolünde.. Dolayısıyla hamburger, coca cola, blue jeans ve mickey mouse hayatımızın kaçınılmaz parçaları haline geldi.. Bundan şikayetçi olanlar var şüphesiz.. Şikayetçi olmaktan da bir çok yönden haklılar.. Zira Amerikan tarzı hayat çok da matah bir şey değil.. Ama ben hamburger-patates kızartması-kola üçlüsünden vazgeçemeyeceğimi burada belirtmek isterim.. Ama elbette &#8220;yerli malı herkes onu kullanmalı&#8221; mesajını da verelim. Haaa! Gayri meşru hayata zaten kökten karşıyım.. :) Hasılı kelam Rammstein doğru söylüyor: We are living in America!! Haydi buyurun izleyelim nasıl söylüyor:</p>
<p><object width="425" height="344"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/-CNBealx6jY&#038;color1=0xb1b1b1&#038;color2=0xcfcfcf&#038;feature=player_embedded&#038;fs=1"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/-CNBealx6jY&#038;color1=0xb1b1b1&#038;color2=0xcfcfcf&#038;feature=player_embedded&#038;fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" width="425" height="344"></embed></object><br />
 </p>
<p> </p>
<p>*Rammstein: Rammstein Alman bir müzik topluluğudur. NDH Metal müzik topluluğu içindedirler. Tarzları Dans metal türündedir (&#8220;Tanz Metal&#8221;). Sadece Almanca müzik yapmaktadırlar. 1994&#8242;te kurulan grup dünya üzerinde 12 milyon albüm satmıştır. Hayranları arasında grup yazı dilinde R+ olarak da ifade edilir.Rammstein bugüne kadar 5 tane albüm yayımladı: Herzeleid (1995), Sehnsucht (1997), Mutter (2001), (Reise, Reise (2004) ve Rosenrot (2005). 5 stüdyo albümünün yanında 2 de canlı performans albümleri vardır. (Vikipedi öyle dedi&#8230;)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://umutyavuz.net/bloglama/we-are-all-living-in-america.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Youtube&#8217;ye sorunsuz girin..</title>
		<link>http://umutyavuz.net/bloglama/youtubeye-sorunsuz-girin.html</link>
		<comments>http://umutyavuz.net/bloglama/youtubeye-sorunsuz-girin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 May 2009 15:32:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Umut Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bloglama]]></category>
		<category><![CDATA[sorunsuz giriş]]></category>
		<category><![CDATA[yasak]]></category>
		<category><![CDATA[youtube]]></category>
		<category><![CDATA[youtube jacker]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://umutyavuz.net/?p=394</guid>
		<description><![CDATA[Ben Youtube&#8217;dan paylaşımlarda bulunuyorum ancak biliyorsunuz ülkemizde ne yazık ki hali hazırda bu siteye erişim engellenmiş durumda.. Bilmeyenler için söyleyim, eğer bilgisayarınıza Youtube Jacker adlı programı kurarsanız çok rahatlıkla hiçbir engelle karşılaşmadan bu siteye girebilirsiniz.. Ktunnel ile falan da uğraşmamış olursunuz böylece. Eminim çoğu kimse biliyordur ama yine de ben hatırlatayım dedim.. Youtube Jacker programını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-395" title="youtube-yasaklama" src="http://umutyavuz.net/wp-content/uploads/youtube-yasaklama-150x150.jpg" alt="youtube-yasaklama" width="150" height="150" /><br />
Ben Youtube&#8217;dan paylaşımlarda bulunuyorum ancak biliyorsunuz ülkemizde ne yazık ki hali hazırda bu siteye erişim engellenmiş durumda.. Bilmeyenler için söyleyim, eğer bilgisayarınıza Youtube Jacker adlı programı kurarsanız çok rahatlıkla hiçbir engelle karşılaşmadan bu siteye girebilirsiniz.. Ktunnel ile falan da uğraşmamış olursunuz böylece. Eminim çoğu kimse biliyordur ama yine de ben hatırlatayım dedim.. <a href="http://depo.tamindir.com/dosyalar/program/20117-youtubejackersetup.exe">Youtube Jacker programını buraya tıklayarak indirebilirsiniz..</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://umutyavuz.net/bloglama/youtubeye-sorunsuz-girin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güzel bir müzik ve yalnızlık</title>
		<link>http://umutyavuz.net/bloglama/guzel-bir-muzik-ve-yalnizlik.html</link>
		<comments>http://umutyavuz.net/bloglama/guzel-bir-muzik-ve-yalnizlik.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 May 2009 15:18:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Umut Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bloglama]]></category>
		<category><![CDATA[breathless]]></category>
		<category><![CDATA[dan wilson]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[pink floyd]]></category>
		<category><![CDATA[wish you were here]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://umutyavuz.net/?p=390</guid>
		<description><![CDATA[En güzel müzik yalnızken dinleniyor.. Hele ki hüzünlü ve içli ise..  Pink Floyd&#8217;dan Wish You Were Here * yahut Dan Wilson&#8217;dan Breathless** gibi.. Bazen gözyaşları eşlik ediyor müziğe.. Bazen de derin iç geçirmeler.. Bakışlar dalıyor uzaklara ve bilinmezliğe doğru.. Hayallerin yolculuğuna eşlik etmek istiyor gözler ancak karşıda duran çatlak ve rutubetli duvara çarpıyor.. Duvarın çatlaklarından sızıp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>En güzel müzik yalnızken dinleniyor.. Hele ki hüzünlü ve içli ise..  Pink Floyd&#8217;dan Wish You Were Here * yahut Dan Wilson&#8217;dan Breathless** gibi.. Bazen gözyaşları eşlik ediyor müziğe.. Bazen de derin iç geçirmeler.. Bakışlar dalıyor uzaklara ve bilinmezliğe doğru.. Hayallerin yolculuğuna eşlik etmek istiyor gözler ancak karşıda duran çatlak ve rutubetli duvara çarpıyor.. Duvarın çatlaklarından sızıp dışarılara taşmaya çalışsa da başaramıyor ve oracıkta kilitlenip kalıyor.. Ancak hayaller öyle değil.. Onlara sınır yok.. Alabildiğine dolaşıyor kainatın düzleminde.. Hayallere eşlik eden hüzünlü bir müzik olunca da, genelde acı hatıralar oluyor en sık akla gelen.. Özlemler, hasretler, boşa çıkan umutlar ve suya düşen hayaller&#8230; Herneyse.. Müzik en iyi yalnızken dinleniyor.. Yalnızken de en iyi müzik dinleniyor.. Böylece insanın ruhu dinleniyor.. Biraz da melankoli var işin içinde tabii ki.. Onsuz da olmuyor.. &#8220;I am a melancholy man, that&#8217;s what i am, all the world astounds me and my feet are on the ground&#8221; diye bir şarkı geliyor aklıma çoook eski zamanlardan..***</p>
<p>Uzun bir gece olacak gibi.. Playlist ile başbaşa.. Hadi hayırlısı..</p>
<p>*Pink Floyd &#8211; Wish You Were Here &#8211;Dinleyin&#8211; <a href="http://www.youtube.com/watch?v=q1moiym6-Nk">http://www.youtube.com/watch?v=q1moiym6-Nk</a></p>
<p>**Dan Wilson &#8211; Breathless &#8212; Dinleyin&#8211; <a href="http://www.youtube.com/watch?v=VBbLv2iog64">http://www.youtube.com/watch?v=VBbLv2iog64</a></p>
<p>*** The Moody Blues &#8211; Melancholy Man şarkısının sözlerinden, çok damardır lütfen dikkatli olun dinlerken.. sonra uyarmadı demeyin.. Dinlemek için &#8212; <a href="http://www.youtube.com/watch?v=P_J9F-x6EsQ">http://www.youtube.com/watch?v=P_J9F-x6EsQ</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://umutyavuz.net/bloglama/guzel-bir-muzik-ve-yalnizlik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Facebook&#8217;ta ışık oyunu :P</title>
		<link>http://umutyavuz.net/bloglama/facebookta-isik-oyunu-p.html</link>
		<comments>http://umutyavuz.net/bloglama/facebookta-isik-oyunu-p.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 May 2009 12:00:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Umut Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bloglama]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Gizli]]></category>
		<category><![CDATA[ışık oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[sürpriz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://umutyavuz.net/?p=370</guid>
		<description><![CDATA[Biraz önce bir gruptan &#8220;facebook&#8217;ta ışık oyunları başlıklı bir gönderi geldi.. Açtım okudum ve her zamanki gibi önce inanmadım ama denemeden de geçemedim.. Mevzu şu:  Facebook&#8217;ta ışık oyunları: Facebookta sayfanızı açın. 1- Klavyenizden iki kere yukarı ok işaretine basın&#8230; 2- İki kere aşağı ok işaretine basın&#8230; 3- Sol tuşa bi kere basın&#8230; 4- Sağ tuşa bi kere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Biraz önce bir gruptan &#8220;facebook&#8217;ta ışık oyunları başlıklı bir gönderi geldi.. Açtım okudum ve her zamanki gibi önce inanmadım ama denemeden de geçemedim.. Mevzu şu: </p>
<p>Facebook&#8217;ta ışık oyunları: Facebookta sayfanızı açın. 1- Klavyenizden iki kere yukarı ok işaretine basın&#8230; 2- İki kere aşağı ok işaretine basın&#8230; 3- <span id="lw_1242992872_1" class="yshortcuts">Sol</span> tuşa bi kere basın&#8230; 4- Sağ tuşa bi kere basın&#8230; 5- Sol tuşa bi kere basın&#8230; 6- Sağ tuşa bi kere basın&#8230; 7- &#8220;b&#8221; harfine basın&#8230; 8- &#8220;a&#8221; harfine basın&#8230; 9- Enter&#8217;a basın&#8230; 10- Son olarak farenizin sol tuşuna basın.&#8221;</p>
<p>Bunu yapınca birşey olacakmış güya.. İnanası gelmiyor insanın ya safça denedim yine de.. Birşeyler oldu sahiden de :))) İlk defa bu kadar sevindiğimi hissediyorum. Hoax* en sevmediğim şeydir benim.. İnternetin bilgiye kolay ulaşma özelliğini kullanarak bir takım insanlar başkalarını keklemeye çalışıyor hep. Yalan yanlış bir sürü bilgi mailler aracılığıyla dolaşıyor ortalıkta&#8230; İşte &#8220;Msn paralı olacakmış&#8221;, veya &#8220;bu maili gönder Microsoft sana şu kadar euro versin&#8221; sadedinde deli saçmaları&#8230; Ama bu sefer şunu yap bunu yap diyen bir mail geldi ve yapınca birşeyler oldu sahiden.. sevindim vallahi.. ha ne mi oldu diye sorarsanız.. İşte facebook&#8217;ta bir yerlere tıklayınca ışık hüzmeleri falan çıkıyor, yuvarlak yansımalar vesaire.. gereksiz bir atraksiyon denir ya işte öyle.. Olsun buna da şükür.. En azından keklenmedim ya.. Ohhhh diyorum.. Siz de deneyin.. Keklenmemiş olmanın dayanılmaz hafifliğini yaşayın&#8230; ;)))</p>
<p>* HOAX: e-Posta adresi toplamak veya markaları karalamak için oluşturulan yalan haber içeren (asparagas) e-postalardır. Bu tür postalar genellikle ilgi çekici yalan haber içerikli olduğu için çabuk yayılır ve herkes birbirine doğruluğunu araştırmadan iletir (forward eder). (wikipedi öyle diyoo! inanmayan baksın :)</p>
<p> </p>
<p>İşte böyle oluyor: </p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-376" title="facebook" src="http://umutyavuz.net/wp-content/uploads/facebook-300x225.jpg" alt="facebook" width="300" height="225" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://umutyavuz.net/bloglama/facebookta-isik-oyunu-p.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

