Hama ve Humus durakları
Halep’teki işlerimizi bitirdikten sonra Hama’ya doğru yol almaya başladık. Hama yolunda en önemli mekan Halife Ömer bin Abdulaziz ve eşinin kabirlerinin bulunduğu türbe ve camiydi. Devamını okuyun »
Halep’teki işlerimizi bitirdikten sonra Hama’ya doğru yol almaya başladık. Hama yolunda en önemli mekan Halife Ömer bin Abdulaziz ve eşinin kabirlerinin bulunduğu türbe ve camiydi. Devamını okuyun »

Sınırı geçtikten yarım saat sonra Halep’e varıyorsunuz. Sınırı geçmek demişken, sınırlar konusunda dilimizde hep bir “keşke” ve hep bir “ah” dolanıyordu. Ceddimizin at koşturduğu bu mekanlara bugün birer ecnebi gibi duhul etmek yüreğimize dokunmuyor değildi. Ecnebi diyorum çünkü pasaportları mühürletmek için beklediğimiz sıranın önünde Arapça “Ecnebiler” yazıyordu. Diğer kısımda ise “Araplar” ifadesi vardı. Müslüman bir Türkiyeli olarak Ecnebiler adı altında sıraya girmek ağrımıza gitmişti. Ecnebi aslında Arapça’da “Yabancı” anlamına gelmekteydi. Bunun İngilizcesi de “Foreigners” demek oluyordu. Bizde bilinen baskın anlamı ise gayri Müslim’dir. Biz de kurallar gereği bir nevi Müslüman ecnebiler olarak hep o sıraya girdik. Devamını okuyun »