DENEMELER

ADI KONULMAMIŞ HİSLER-AŞKA ÇAĞRI

29 May , 2014  

Ey aşk, sakın terk etme beni. Sen bana, ben sana muhtacım… Muhtacız birbirimize. Sen, benim hayallerimde yaşamalı ve beni hayallerimle yaşatmalısın.

Ben kimseleri almadım hayallerime. Hiçbir yabancı giremedi oraya. Umut dağıtanları, ben almadım kalbime. Senden gayrı bir emelim olmadı.
***
Ey aşk, sen ne yüce bir duygusun öyle. Nerelerden aldın bu güzelliği? Güzeller Güzeli mi yolladı seni bize? O mu süsledi ve seni giydirdi hayallerimize? Sen geldin ve indin yücelerden ve çıktı hikayemiz semalara yükseldi. Ehli sema konuştu bizleri. Seninle yaşadığımız o güzel günleri. O günler ki her biri bahardı. Her bir günde filizlenen dualarımız vardı. O günler ki aşk ile, aşık ile, Maşuk ile ve yaşandı o günlerde hayalin ötesindeki şatafatlı velvele. Koşturduk atlarımızı yollarında hayal bahçesinin. Aşk çiçekleri ektik o bahçede ve aşkın gözyaşlarıyla suladık onları. Derken filizlendi ve gülümsedi çiçekler. Bir çiçek vardı ki özel ve güzeldi. Hepsinin içinden bana görünüverdi. ‘İşte bu benimki’ dedim o an. Ve o, sendin Ey aşk. O günü hatırladın mı?

***
Nerelerdesin şimdi? Karanlığım arzular seni. Sen Everest, ben Lut gölü mü olacaktım. Sen orada eğleşirken ben burada yetim mi kalacaktım? Kasem olsun ki arzu etmedim senden gayrını. Ve senden gayrına kaş kaldırmadım.
Dedim ya, umut dağıtanları ben almadım kalbime. Gittiler ‘Bir daha gelmeyiz’ diye diye. ‘Gelmeyin’ dedim. ‘İstemem ben zaten. İstemem umutları gerçekleşmeyecekse, istemem gelmeleri eğer gidiş gerçekse. Gidecekse gönül bağlamak niye? Gitsin de hüzne boğsun diye. Yok yok ben almayayım, bırakın beni ben aşkımla kalayım.’ Kasem olsun ki; böyle oldu olanlar. Leyale sor, şahittir onlar. İnan bana hala sadığım hayaline.
***
Gel ki gelsin bahar seninle. Gül ki gülsün günler seninle. Doğ ki ufkumuza doğsun umut güneşi. Gelmemek yaraşmaz sana. İn yücelerden o ilk günkü gibi. Unutalım geçmişi ve affet eğer incittimse seni. Affet ki bu senin şanına yakışır. Sen aşksın ve şefkatsın. Sen seni isteyene gelen ve senden kaçma yolu olmayansın. Nereye gittiysem sen çıkardın karşıma. Nereye baksam seni görürdüm. Sen yolların son durağıydın. Ve bütün yollar sende başlardı. Sen ‘Şuramda, tam şuramda’ diyemediğimsin. Zira sana her ihtiyaç duyuşumda sen yanımdaydın. Bilsen, o günleri ne kadar özledim. Bilsen, sensiz çekilmiyor hayat. Ve sensiz yapılmıyor bu uzun seyahat.
***
Aşktan bizar olanlar gelsinler buraya. Çağıralım onu yine, gelsin hayallerimize. Gelin. Gelin. Ey insanlar, aşkı arayalım. Gökten rahmet inmesi için ellerimizi açtığımız gibi semaya, yine açalım ellerimizi. Ve toplansın bu duayla umut bulutları. İhtizaza getirsin göğü inlemelerimiz. Ve çaksın nihayetinde muştu şimşekleri. Yağsın üzerimize, aşk yağsın. Rahmet niyetine aşk yağsın. Yeşersin yarınlar yeniden. Aşk ile yoğrulsun gelecek hamuru. Aşkın şeklini verelim bu hamura. Ve aşk boyasıyla boyayalım ve aşk boyasına boyanalım yeniden.
***
Firak ve iftirak. Vaveylalar geliyor yerin dibinden. Eninler kaplıyor semayı. Bu; yaralı yüreklerin sesi. Toprak misali, aşka susamış gönüller kuruyup çatlamış. Yeisin tırmıkları diken gibi oklarını saplamış. Korku yılanı, zehrini sinsice salmış. Yalan, dağları şak edercesine zelzeleyle sallamış. Demiri eritir gibi; atalet eritmiş beyinleri ve süzüle süzüle asır süzgecinden, bir zavallı ‘ben’ kalmış. Aşkın kelepçesini kopardık bileğimizden, adavet kolyesi dolandı boynumuza. Sevmez olduk birbirimizi ve gezdirildik esir hürler gibi, nefret vadilerinde. Yabancılar gibi davrandık birbirimize ve aşk dahi tanıyamadı bizi. Aşk da aramaya gitti belki de bizleri. Bizi görüyordu lakin bizi bize benzetemiyordu belki.
***
Bakın, ufuk puslu. Buğulu ve dumanlı her taraf. Bir yangın mı var ötelerde? Yangın var ama sanki çok yakında. Dumanlar sarıyor her tarafı. Yanacak mıyız biz de bu yangında? Durmayın, koşun getirin göz yaşlarınızı. Yok mu hiç kıyıda köşede, kuytu ağlaşmalarınız. Getirin acele edin, zira yangın sarıyor etrafımı. Ben de yok ilacı bari siz yetişin. Size de dokunacak ucu. Yetişin, hadi lütfen yetişin….
***
Aşk… Sen yetiş bari. Bilirim duyuyorsun sesimi. Döndüm artık, yok ağyarda gözüm. Sana adadım kendimi. Sen varsan ben varım sen yoksan yakacak beni narın. İbrahim’e boyun eğdi nar. Seni bana gönderen, o ‘Halil’e de gönderdi muştusunu. Ateşe ‘Kün’ dedi. Ve ateş emin ve serin oluverdi. O Halil idi, sadık idi, evvab idi. Ben ise sadece hiçliğimi koyuyorum ortaya zira başka akçem yok. Ama Ey aşk, ben olmasam, sen de ne yapacaksın? Sen bana gönderilmiş bir armağansın. Ben sana emanetim, sen de bana. O halde gel yakma beni narına. Gel emanette hain olma. Bugün de iyi ve kötüden ‘iyisi’ sen ol. Ve götür beni sahil-i selamete. Götür beni Sahibime…..

, ,


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yazılar