ŞİİRLER

Yeni Şiirler – 35

22 Ağu , 2016  

Bakıştık önce
Tatlı tatlı
Sonra
Sordu…

“Kalbim boş” dedim

“Yaklaşma,
Şeytan doldurur…”

ŞİİRLER

YENİ ŞİİRLER 34

16 Ağu , 2016  

Saat 4’ü 5 geçiyor

Her gün bu iki defa oluyor

Fakat ben kimseyi geçemiyorum

Ve kimseden geçemiyorum ben

Geçmişte yaşıyorum

Bir garip adam

Bir müzmin hastalığa

Yakalanmış bencileyin

Saat 4’ü 6 geçiyor

Bir dakikada yazılmış şiir

Bir saniyede geçti yıllar

Gözlerimin önünden

Bir film şeridi gibi

Kültleşmiş duygularım

Ve hayat bir olay yeri

Maktul de ben katil de

Soyulmuş bir bankanın

Seri numarası kayıtlı

Banknotları cebimde

Öldürülmüş tüm hayatların

Cinayet mahallinde

Cüzdanını düşürmüş

Bir seri katilim ben.

Hayat da çok hızlı…

ŞİİRLER

BİR SABAH

5 Ağu , 2016  

Uyanırsın bir sabah

Kafese koyarlar seni

Ve bağlarlar ellerini

Tıpkı bir serseri gibi

Ne güneş ne taze rüzgar

Gözlerin hep boşluğu tarar

Demirden parmaklar

Demirden yatak

Yağlanmış saçlar ve yorgun surat

Bekle ki gün doğsun ve gün batsın

Sen onlardan onlar senden habersiz

Her gün ve gecede tebessüm ettiğin

Güneş senden habersiz

Ay senden habersiz

Bir tıkırtı bir gürültü

Bir umut

Haydi serbestsiniz

Koşarak git arkana bakma

Yolun sonu hürriyet

Yolun sonu da sensiz…

 

ŞİİRLER

YENİ ŞİİRLER – 33

5 Ağu , 2016  

Parayı verdim düdüğü aldım

Birinci üfürüşümde sen geliyorsun

İkinci üfürüşümde sen gidiyorsun

Bir kıyamettir kopuyor tepemde

Üfürükten bir tayyare havalanıyor

Havva limanından kalkıyor adem uçağı

Lütfen kemerlerinizi bağlayınız

Ve dahi gözlerinizi dağlayınız

Mahrem yerlerimiz açıktadır zira

İncir yaprağı da yok üstelik bu seferde

İncir çekirdeğini dolduruyorum

Ehemmiyetimi sen anla diye..

 

ŞİİRLER

TUHAF GÜNLER

5 Ağu , 2016  

Bugün itibariyle değiştirdim işimi

Tuhafiyeciyim ben artık

Bu tuhaf günlerde en revaçta iş bu

İkinci bir emre kadar erteledim gidişimi

İş bu şiirde bir tuhaflık var

İçine doğduğumuz zamanda bir tuhaflık var

İçinden geçtiğimiz şehirlerde bir tuhaflık var

Bir nehir misali ikiye böldüm şehrimi

Köprüsüz ve yolsuz eyledim gidişimi

Yollar da günler gibi birbiri ardına

Sonu başı belirsiz

Şimdi söyle ben gidiyor muyum, geliyor muyum?

Saat yönünde dönüyorum ey!

Günde iki sefer doğruyu görüyorum

Beş vakit çıksam da karşına

Vakitsiz ötüyorum

Başımı kesiyorum ey!