Umut Yavuz

Umut Dünyası

ANNEM

Ekim22

Dünyada kalmasın

Hiç başka sevenim

Her şeyimi alın da

Bana annemi verin!

Kategori: Şiirlerim | 1 Yorum »

Aşk bir hayaldir bende

Ekim22

Aşk vücud bulmamış bir hayaldir bende

Kime ve neye sorularının cevapsız kaldığı

Hayalin önüne konulmuyor ya perde

Budur sebebi belki, aşkı böyle yaşamamın

 

Aşk denince dolar gözlerim

Sonra içli bir ezgi çalmayagörsün         

Aşk çiçeğini yolar sözlerim      

İstemem! Ne yar görsün beni, ne ağyar görsün

 

Ceset giymesin hayaller asla

Kaskatı yaşayamam ben aşkı

Beklerim de asırlar boyu hep yasla

Yine de cesede indirgemem ben aşkı

 

Aşamam bendimi, koparamam kemendimi

Hayallerim olmadan sevemem hayatı   

Özgürüm her anımda, özgürce aşığım   

Ayırmak da istemiyorum gerçeği ve hayali

Kategori: Şiirlerim | 1 Yorum »

İlle de O

Ekim22

Beyhude geçen zamana mı yanayım?

Sensizliğimde beyhude mi yanayım?

Bir teselli yok, gecenin karanlık yüzünde

Bir dost bulsam ki; sevgi olsun sözünde

İlle de o olsun , ille de olsun

Yâdımda cemali, tesellim olsun

Göz gözü görmez, ışık yok gecelerde

Bir muhabbet isterim gönül gönüle

Sendedir aşk, sendedir desem

O güzel yüzlüyü, ah şimdi görsem!

Kategori: Şiirlerim | 1 Yorum »

Kahve içercesine

Ekim22

 

Gittin,

Bir kahve içimi kadar kolayca 

“Gitme” demek kâr edecek olsa

İnan bakmazdım ardından öylece

 

Gidişine alışmak kolay mı sanırsın?

Bakma öyle aldırış etmediğime

Bakma öyle ne olur, bakma öyle!

 

Yokluğunu yudumlamaktayım

Dibindeyim boş fincanların

Dibi yok ya sensizliğin

Mütemadiyen boşluktayım

 

Sen son yudumum olacaktın

Kahpe dünyadan çektiğim içime

Kahve içercesine…

 

Alışmak kolay mı sanırsın?

Dibindeyim koca dünyanın

Şimdi anladım,

Kahvenin dibi neden acıdır…

 

Gidişine emare, kahveden aldığın son yudum…

Gittin!

Ve ben sonsuz bir kâbusa uyudum.

Şimdi içer kanımı sensizlik yudum yudum

Bir kahve içimi kadar kolayca…

Kategori: Şiirlerim | 1 Yorum »

Hüzünlü Bahar

Ekim22

Bize yine hüzün mü var bu bahar?

Bilseniz yürekte kopar, nasıl fırtınalar

Müteessir, yüreğimin çırpınışlarına kanarım.

Anarım, hiç olmayan günleri, özlemle anarım

Bilmem ki; bize kâr eder mi bu bahar?

Bahardan sonra açan çiçeğin ne anlamı var?

Gözyaşlarımla muttasıl suladığım çiçekler

Bilirim baharda elbet filizlenecekler

Lakin, beyhude geçen her lahzada yanarım

Çünkü bilirim, elbet sonu vardır baharın…

 

***

 

(Şairim, kandırıyorum herhalde kendimi

-Baharlar umut vermez bu şaire- niye?)

 

***

Mücerret ruhum, vazgeç bahar sevdandan

Ne farkı var ki güzün, onsuz geçen bahardan

Açılmadı çiçekler öyle mi?

Yağmadı yağmur…

Dikerim gözlerimi ufka doğru

Umut için değil bu defa

İsyan edercesine…

Umut etmekle işledim büyük suçu

İsyan gerek bana, kendime isyan…

Değil kadere…

Miadım doldu

Ekim22

Bize yine yanmak mı kaldı?

Izdıraptan kahrolmak mı?

Maziden artakalan

Sadece hüzün ve yalnızlık mı?

 

Şedit bir iştiyak var içimde

Çekip gideceğim buralardan

Kemale erince, kanatlanıp

Salıp gideceğim semalara.

 

Yaşar mıyım bilmem, yalnız?

Yeni yârenlere mi rastlarım?

Tek bildiğim, gideceğim…

Bana yeter, yeter ki gideyim…

                                                                                        

Şahid olun ey yıldızlar

Sizden daha parlak yüreğimdeki kor

Durmak gelmez artık bana

Miadım doldu, gideceğim…

NEREDESİN BABA?

Ekim22

 

Neredesin baba?

Bir bilsen yokluğun ne acı.

Ter kokunu özledim baba

Ter kokun ki dertlerimin ilacı.

 

Sokaklarda geziyorum korkusuzca

Alnım ak, karnım aç..

Adımlıyorum sensizliği

Fakat alışamıyorum.

 

Sesin yankılanıyor,

Başımı okşuyorsun paslı ellerinle

Neredesin baba?

 

Bir bilsen yokluğun ne acı

Ter kokunu özledim baba

Ter kokun ki dertlerimin ilacı

 

Geceler uzuyor, uzadıkça yokluğun

Karış karış geziyorum sokakları,

Bir iz arıyorum geçmişten,

Senden kalan bir iz.

Beyhude, bulamıyorum.

İstanbul çekiyor içine beni

Ben çekiyorum içime İstanbul’u

Yalnızca yokluğunun sıkıntısını çekemiyorum

Sesin yankılanıyor

“Oğlum” diyorsun.

“Korkma ben varım”

Korkmuyorum baba hiçbir şeyden

Senin yokluğundan gayrı.

Neredesin baba?

Bir bilsen yokluğun ne acı

Ter kokunu özledim baba

Ter kokun ki dertlerimin ilacı

 

Ne hayallerim vardı oysa

Sen yanımda, ben şoför koltuğunda

Öğretecektin bana, araba kullanmayı.

Vida sıkmayı, pense tutmayı,

Tamir etmeyi bozukları..

Düşecektim, tutup kaldıracaktın

Başımı okşayacaktın, paslı ellerinle

Güvenecektim böylece kendime

Neredesin? Elini versene.

 

Ben yalnız, biçare, İstanbul delisi

Ne sen varsın ne de ellerin.

Ne Haliç alıyor beni kucağına

Ne Galata okşuyor başımı.

“Ey oğul” demiyor bana Fatih.

Ve Üsküdar da ağlamıyor

Bakmıyor bile karşı yamaca.

Beyoğlu ise halinden memnun

Bey’in oğlu ne de olsa

Mağrur mağrur bakar ve küçümser..

Belki bana Eyüp, belki Karacaahmet gülümser.

Parke taşlı sokaklar, yalılar, viraneler

Bilmiyorum ne anlar acıdan, neyi heceler

Bir acı ki salar içime İstanbulum

Gözlerim dalar içine İstanbul’un

Ve sen gelirsin aklıma baba

 

Bir bilsen yokluğun ne acı

Ter kokunu özledim baba

Ter kokun ki dertlerimin ilacı…

 

 

AZAP

Ekim22

Bulutlar tek renk bugün

Karanlığım hep tek renk

Ruhuma çökmüş hüzün

Azap cehenneme denk

 

Yalvarırım ey yazgı

Gideyim yol ver bana

Gidersem biter acı

Farz artık sefer bana

 

Yine yollar yoldaşım

Sormaya yok mecalim

Dağlar sadık sırdaşım

Ya Rab neden bu halim?

 

Baki değilim dünya

Sen de baki değilsin

Yollar uzun ben yaya

Hızlı dön de yol bitsin.

 

AÇ VE AŞIK GELDİM

Ekim22

 

Aş olayım sevgine aç kalplere

Yaş olayım yolunu bekleyen gözlere

Kapını aşındırdıysam hoş gör

Ya aç gireyim gönlüne ya aç gideyim

 

Bülbül olayım sen kokan güllere

Söz olayım seni sayan dillere

Bağban olayım senin gezdiğin bahçede

Ya aç gireyim gönlüne ya aç gideyim

 

Ateş olayım sana yanan aşıklara

Ateş-i dilden ben de yanayım sana

İçin için, içim erirken böyle

Ya aç gireyim gönlüne ya aç gideyim

 

Ram olayım sana eren nücûma

Can olayım seni soluyan vücuda

Kurbanın olayım gurbete salma böyle

Ya aç gireyim gönlüne ya aç gideyim

 

Fecr olayım, sensiz, kara leyâle

Sensiz olmak nasıl gelir hayâle

Subh-u vuslat, aç koma sefili

Ya aç gireyim gönlüne ya aç gideyim…!

17 yıl

Ekim22

 

On yedi yıla ne sığar ki!

On yedi yıldan başka…

Üçü beşikte, beşi eşikte,

Gerisi çileyle geçen yıllar…

Soğuk ve yağmurlu bir gecede sevdim

Ve soğuk ve yağmurlu bir gecede terk edildim.

***

Yaman şeymiş şu hasretlik,

Yar yar diye zayi oldu gençlik

Kâr etmedi, sebebim oldu belki

Anlamadım, sevdim de ne oldu sanki…

***

Buhranlar içinde yalnız mısın şimdi?

Ahü zar etme, sen değil misin ki müstahak

Şeksiz, şüphesiz idin ki; ağlamayacaktın

Gülmeyi unuttun, dön bir haline bak.

***

Söndür ışığı!

Yazasım yok bu gece…

Dilimde yine şu lanet hece

Hayatımın en kısa özeti ” of “

Kalemim lal oldu,

Söndür ışığı!

« Eski Yazılar