Aşk bir hayaldir bende
Aşk vücud bulmamış bir hayaldir bende
Kime ve neye sorularının cevapsız kaldığı
Hayalin önüne konulmuyor ya perde
Budur sebebi belki, aşkı böyle yaşamamın
Aşk denince dolar gözlerim
Sonra içli bir ezgi çalmayagörsün
Aşk çiçeğini yolar sözlerim
İstemem! Ne yar görsün beni, ne ağyar görsün
Ceset giymesin hayaller asla
Kaskatı yaşayamam ben aşkı
Beklerim de asırlar boyu hep yasla
Yine de cesede indirgemem ben aşkı
Aşamam bendimi, koparamam kemendimi
Hayallerim olmadan sevemem hayatı
Özgürüm her anımda, özgürce aşığım
Ayırmak da istemiyorum gerçeği ve hayali
İlle de O
Beyhude geçen zamana mı yanayım?
Sensizliğimde beyhude mi yanayım?
Bir teselli yok, gecenin karanlık yüzünde
Bir dost bulsam ki; sevgi olsun sözünde
İlle de o olsun , ille de olsun
Yâdımda cemali, tesellim olsun
Göz gözü görmez, ışık yok gecelerde
Bir muhabbet isterim gönül gönüle
Sendedir aşk, sendedir desem
O güzel yüzlüyü, ah şimdi görsem!
Kahve içercesine
Gittin,
Bir kahve içimi kadar kolayca
“Gitme” demek kâr edecek olsa
İnan bakmazdım ardından öylece
Gidişine alışmak kolay mı sanırsın?
Bakma öyle aldırış etmediğime
Bakma öyle ne olur, bakma öyle!
Yokluğunu yudumlamaktayım
Dibindeyim boş fincanların
Dibi yok ya sensizliğin
Mütemadiyen boşluktayım
Sen son yudumum olacaktın
Kahpe dünyadan çektiğim içime
Kahve içercesine…
Alışmak kolay mı sanırsın?
Dibindeyim koca dünyanın
Şimdi anladım,
Kahvenin dibi neden acıdır…
Gidişine emare, kahveden aldığın son yudum…
Gittin!
Ve ben sonsuz bir kâbusa uyudum.
Şimdi içer kanımı sensizlik yudum yudum
Bir kahve içimi kadar kolayca…
Hüzünlü Bahar
Bize yine hüzün mü var bu bahar?
Bilseniz yürekte kopar, nasıl fırtınalar
Müteessir, yüreğimin çırpınışlarına kanarım.
Anarım, hiç olmayan günleri, özlemle anarım
Bilmem ki; bize kâr eder mi bu bahar?
Bahardan sonra açan çiçeğin ne anlamı var?
Gözyaşlarımla muttasıl suladığım çiçekler
Bilirim baharda elbet filizlenecekler
Lakin, beyhude geçen her lahzada yanarım
Çünkü bilirim, elbet sonu vardır baharın…
***
(Şairim, kandırıyorum herhalde kendimi
-Baharlar umut vermez bu şaire- niye?)
***
Mücerret ruhum, vazgeç bahar sevdandan
Ne farkı var ki güzün, onsuz geçen bahardan
Açılmadı çiçekler öyle mi?
Yağmadı yağmur…
Dikerim gözlerimi ufka doğru
Umut için değil bu defa
İsyan edercesine…
Umut etmekle işledim büyük suçu
İsyan gerek bana, kendime isyan…
Değil kadere…
Miadım doldu
Bize yine yanmak mı kaldı?
Izdıraptan kahrolmak mı?
Maziden artakalan
Sadece hüzün ve yalnızlık mı?
Şedit bir iştiyak var içimde
Çekip gideceğim buralardan
Kemale erince, kanatlanıp
Salıp gideceğim semalara.
Yaşar mıyım bilmem, yalnız?
Yeni yârenlere mi rastlarım?
Tek bildiğim, gideceğim…
Bana yeter, yeter ki gideyim…
Şahid olun ey yıldızlar
Sizden daha parlak yüreğimdeki kor
Durmak gelmez artık bana
Miadım doldu, gideceğim…
NEREDESİN BABA?
Neredesin baba?
Bir bilsen yokluğun ne acı.
Ter kokunu özledim baba
Ter kokun ki dertlerimin ilacı.
Sokaklarda geziyorum korkusuzca
Alnım ak, karnım aç..
Adımlıyorum sensizliği
Fakat alışamıyorum.
Sesin yankılanıyor,
Başımı okşuyorsun paslı ellerinle
Neredesin baba?
Bir bilsen yokluğun ne acı
Ter kokunu özledim baba
Ter kokun ki dertlerimin ilacı
Geceler uzuyor, uzadıkça yokluğun
Karış karış geziyorum sokakları,
Bir iz arıyorum geçmişten,
Senden kalan bir iz.
Beyhude, bulamıyorum.
İstanbul çekiyor içine beni
Ben çekiyorum içime İstanbul’u
Yalnızca yokluğunun sıkıntısını çekemiyorum
Sesin yankılanıyor
“Oğlum” diyorsun.
“Korkma ben varım”
Korkmuyorum baba hiçbir şeyden
Senin yokluğundan gayrı.
Neredesin baba?
Bir bilsen yokluğun ne acı
Ter kokunu özledim baba
Ter kokun ki dertlerimin ilacı
Ne hayallerim vardı oysa
Sen yanımda, ben şoför koltuğunda
Öğretecektin bana, araba kullanmayı.
Vida sıkmayı, pense tutmayı,
Tamir etmeyi bozukları..
Düşecektim, tutup kaldıracaktın
Başımı okşayacaktın, paslı ellerinle
Güvenecektim böylece kendime
Neredesin? Elini versene.
Ben yalnız, biçare, İstanbul delisi
Ne sen varsın ne de ellerin.
Ne Haliç alıyor beni kucağına
Ne Galata okşuyor başımı.
“Ey oğul” demiyor bana Fatih.
Ve Üsküdar da ağlamıyor
Bakmıyor bile karşı yamaca.
Beyoğlu ise halinden memnun
Bey’in oğlu ne de olsa
Mağrur mağrur bakar ve küçümser..
Belki bana Eyüp, belki Karacaahmet gülümser.
Parke taşlı sokaklar, yalılar, viraneler
Bilmiyorum ne anlar acıdan, neyi heceler
Bir acı ki salar içime İstanbulum
Gözlerim dalar içine İstanbul’un
Ve sen gelirsin aklıma baba
Bir bilsen yokluğun ne acı
Ter kokunu özledim baba
Ter kokun ki dertlerimin ilacı…
AZAP
Bulutlar tek renk bugün
Karanlığım hep tek renk
Ruhuma çökmüş hüzün
Azap cehenneme denk
Yalvarırım ey yazgı
Gideyim yol ver bana
Gidersem biter acı
Farz artık sefer bana
Yine yollar yoldaşım
Sormaya yok mecalim
Dağlar sadık sırdaşım
Ya Rab neden bu halim?
Baki değilim dünya
Sen de baki değilsin
Yollar uzun ben yaya
Hızlı dön de yol bitsin.
AÇ VE AŞIK GELDİM
Aş olayım sevgine aç kalplere
Yaş olayım yolunu bekleyen gözlere
Kapını aşındırdıysam hoş gör
Ya aç gireyim gönlüne ya aç gideyim
Bülbül olayım sen kokan güllere
Söz olayım seni sayan dillere
Bağban olayım senin gezdiğin bahçede
Ya aç gireyim gönlüne ya aç gideyim
Ateş olayım sana yanan aşıklara
Ateş-i dilden ben de yanayım sana
İçin için, içim erirken böyle
Ya aç gireyim gönlüne ya aç gideyim
Ram olayım sana eren nücûma
Can olayım seni soluyan vücuda
Kurbanın olayım gurbete salma böyle
Ya aç gireyim gönlüne ya aç gideyim
Fecr olayım, sensiz, kara leyâle
Sensiz olmak nasıl gelir hayâle
Subh-u vuslat, aç koma sefili
Ya aç gireyim gönlüne ya aç gideyim…!
17 yıl
On yedi yıla ne sığar ki!
On yedi yıldan başka…
Üçü beşikte, beşi eşikte,
Gerisi çileyle geçen yıllar…
Soğuk ve yağmurlu bir gecede sevdim
Ve soğuk ve yağmurlu bir gecede terk edildim.
***
Yaman şeymiş şu hasretlik,
Yar yar diye zayi oldu gençlik
Kâr etmedi, sebebim oldu belki
Anlamadım, sevdim de ne oldu sanki…
***
Buhranlar içinde yalnız mısın şimdi?
Ahü zar etme, sen değil misin ki müstahak
Şeksiz, şüphesiz idin ki; ağlamayacaktın
Gülmeyi unuttun, dön bir haline bak.
***
Söndür ışığı!
Yazasım yok bu gece…
Dilimde yine şu lanet hece
Hayatımın en kısa özeti ” of “
Kalemim lal oldu,
Söndür ışığı!